Pusula Yatırım tarafından yayımlanan “Antrepo Şirketlerine Kısa Bakış” raporunda, küresel ticaret zincirindeki dalgalanmalar ve Türkiye’nin stratejik konumunun antrepo taşımacılığı ile depolama sektörünü 2026 yılında öne çıkardığı belirtildi.
Raporda, son yıllarda yakın coğrafyada yaşanan jeopolitik gerilimler ve transit ticaret rotalarındaki değişimlerin Türkiye’yi Avrupa, Asya ve Orta Doğu arasında güvenli bir lojistik köprü haline getirdiği aktarıldı. Antrepoların artık yalnızca malların bekletildiği depolar olmaktan çıkarak, konteynerlerin limanlarda uzun süre kalmasından kaynaklanan maliyetleri azaltan ve ticareti hızlandıran önemli lojistik merkezlere dönüştüğü ifade edildi.
Değerlendirmede, 2026 yılında artan rekabet ortamında antrepolar için en önemli avantajlardan birinin maliyet optimizasyonu olduğu vurgulandı. Gümrüklü antrepo sistemi sayesinde ithalatçı firmaların mallarını ülkeye getirirken gümrük vergilerini peşin ödemek yerine ürünleri piyasaya sundukça ödeme imkânına sahip oldukları kaydedildi. Özellikle otomotiv, elektronik ve kimya sektörlerinde bu uygulamanın işletme sermayesinin gümrükte kilitlenmesini önlediği ve şirketlerin finansal yapısını desteklediği belirtildi.
Ayrıca 2026 yılında gümrük süreçlerinde gerçekleştirilen dijitalleşme ve otomasyon reformlarının antrepolara olan ilgiyi artırdığı ifade edildi. Dijital gümrük sistemleri, RFID tabanlı takip uygulamaları ve yapay zeka destekli stok yönetimi sayesinde ürünlerin antrepoya kabulünden sevkiyatına kadar olan süreçlerin daha hızlı ve verimli hale geldiği aktarıldı. Ürünlerin depolanması, paketlenmesi ve sevkiyata hazırlanması gibi işlemlerin kolaylaşmasının Türkiye’yi uluslararası firmalar açısından daha cazip bir lojistik merkezi konumuna taşıdığı belirtildi.
Raporda, gümrük antrepoları, geçici depolama yerleri ve gümrük rejimlerine konu mallar için verilen ardiye, depolama ve terminal hizmetlerinin Katma Değer Vergisi’nden istisna olduğu hatırlatıldı. Antrepo veya geçici depolama yerlerinde bulunan mallara yönelik depolama ve terminal hizmetlerinde KDV uygulanmadığı, ancak bu istisnanın yalnızca ilgili hizmetleri kapsadığı ifade edildi.
Öte yandan, antrepolarda KDV ödenmeden depolanan ürünlerde eşyanın antrepoya giriş tarihi ile gümrük beyannamesinin tescil tarihi arasında oluşan ardiye ve depolama bedellerinin ilk aşamada KDV hesaplamasına dahil edilmediği aktarıldı. Ancak malın gümrükten çekilmesi sırasında yurt içinde vergilendirilmeyen bu tutarların, 3065 sayılı Kanun’un 21/c maddesi kapsamında ithalatta KDV matrahına dahil edildiği ve böylece vergi kaybının önüne geçildiği belirtildi.
Raporda, antrepo sisteminin sunduğu maliyet avantajları, vergi kolaylıkları ve dijitalleşen süreçlerle birlikte Türkiye’nin dış ticaret ve lojistik altyapısındaki stratejik önemini artırmaya devam ettiği değerlendirmesine yer verildi.
 (6).png)