Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Rekabetçi Sektörler Programı IPA 2 Kapanış Konferansı’nda Türkiye’nin sanayi ve teknoloji alanındaki gelişimini, Avrupa Birliği ile yürütülen mali işbirliği programlarını ve yeni döneme ilişkin beklentilerini anlattı. Türkiye’nin son 23 yılda sanayi ve teknoloji alanında önemli bir atılım gerçekleştirdiğini belirten Kacır, yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı kalkınma modeliyle milli gelirin 238 milyar dolardan 1 trilyon 600 milyar dolara yükseldiğini, yıllık ürün ihracatının ise 2002’deki 36 milyar dolar seviyesinden 283 milyar doların üzerine çıktığını söyledi.
Türkiye’nin önceliğinin yüksek teknoloji ve katma değerli üretim olduğunu vurgulayan Kacır, “Dijital dönüşümü ekonomimizin tüm sektörlerine yaymak, sürdürülebilirliği ve çevre duyarlılığını üretimden yatırıma, ticaretten teknoloji geliştirmeye bütün süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası haline getirmektir” dedi.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin stratejik önemine değinen Kacır, 30 yıllık Gümrük Birliği’nin sağladığı ekonomik bütünleşmeye dikkati çekti. Türk sanayisinin otomotivden makineye, beyaz eşyadan tekstile kadar birçok sektörde Avrupa’nın üretim ve tedarik zincirlerinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Kacır, geçen yıl karşılıklı ticaret hacminin 233 milyar dolara ulaştığını kaydetti.
Bakanlığın yaklaşık 20 yıldır Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın (IPA) rekabetçilik başlığında yönetim otoritesi ve sözleşme makamı olarak sorumluluk üstlendiğini aktaran Kacır, ilk dönemde bölgesel kalkınmanın hızlandırılmasına ve KOBİ’lerin rekabet gücünün artırılmasına odaklanıldığını söyledi. Bu kapsamda 43 ilde 46 projeye yaklaşık 500 milyon avro kaynak sağlandığını belirten Kacır, 10 iş geliştirme merkezi, 9 ortak kullanım üretim tesisi, 8 Ar-Ge ve yenilik merkezi, 3 lisanslı depo ve 1 lojistik merkezin kurulduğunu ifade etti. Yatırımlarla 20 binden fazla KOBİ’nin modern üretim altyapılarıyla buluşturulduğunu, 300 yeni işletmenin kurulmasına öncülük edildiğini ve 14 binden fazla KOBİ için 1 milyar avroluk kredi hacmi oluşturulduğunu bildirdi.
2014-2020 dönemini kapsayan IPA 2 kapsamında Ar-Ge ve inovasyon kapasitesinin geliştirilmesi, sanayinin yeşil ve dijital dönüşümünün hızlandırılması ve yenilikçi fikirlerin ticarileştirilmesinin hedeflendiğini dile getiren Kacır, “Bu kapsamda 23 şehrimizde 43 projeye yaklaşık 260 milyon avro kaynak sağladık” diye konuştu.
Bursa’da kompozit malzeme ve teknik tekstil, Eskişehir’de ileri prototipleme, Konya’da akıllı tarım teknolojileri, İstanbul’da endüstriyel tasarım ve prototipleme, Ankara’da yenilikçi teşhis ve tedavi teknolojileri alanlarında yatırımlar gerçekleştirildiğini anlatan Kacır; İzmir’de temiz enerji, Kütahya’da dijital tasarım, Giresun ve Şanlıurfa’da gıda test ve analiz altyapıları, Gaziantep’te Antep fıstığı işleme teknolojileri ve Tunceli’de nadir toprak elementlerine yönelik araştırma imkanlarının geliştirildiğini kaydetti.
Program kapsamında 25 Ar-Ge ve yenilik merkezi, 3 dijital dönüşüm merkezi, 8 ortak kullanım tesisi ve 3 test ve analiz merkezinin sanayicilerin, araştırmacıların ve üniversitelerin hizmetine sunulduğunu belirten Kacır, binden fazla KOBİ’nin ileri teknoloji imkanlarından yararlandığını, 8 binden fazla işletme ve girişimciye eğitim, danışmanlık ve rehberlik hizmeti verildiğini söyledi. Üniversiteler, araştırma kurumları ve sanayiciler arasında 80’e yakın araştırma ortaklığının kurulmasına öncülük edildiğini aktaran Kacır, 200’den fazla yenilikçi ürün ve prototipin geliştirilmesinin, 40 ürünün ticarileşmesinin ve 40 patentin tescil edilmesinin önünün açıldığını bildirdi.
IPA kapsamında oluşturulan kapasitenin diğer Avrupa Birliği programlarından yararlanmayı da kolaylaştırdığını belirten Kacır, Ufuk Avrupa programında 2021’den bu yana Türkiye’den kuruluşların yer aldığı 992 projeyle 496 milyon avroluk fon desteğinin ülkeye kazandırıldığını ifade etti. Türk kuruluşlarının 85 projede konsorsiyum koordinatörlüğü üstlendiğini kaydeden Kacır, COSME ve devamındaki Tek Pazar programları aracılığıyla KOBİ’lerin finansmana erişiminin, uluslararası iş ağlarına katılımının ve yeni pazarlara açılmasının desteklendiğini söyledi.
Dijital Avrupa Programı kapsamında araştırmacıların ve kurumların Avrupa’nın önde gelen süper bilgisayar altyapılarından yaklaşık 100 milyon dolar değerinde hesaplama kapasitesinden ücretsiz yararlandığını belirten Kacır, Avrupa Dijital İnovasyon Merkezleri ağına katılan 8 konsorsiyumla KOBİ’lerin, girişimcilerin ve kamu kurumlarının dijital dönüşümüne katkı sağlandığını dile getirdi.
Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu, gelişmiş sanayi altyapısı, girişimcilik ekosistemi ve teknoloji geliştirme kabiliyetiyle Avrupa’nın ihtiyaçlarına cevap verebilecek büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Kacır, Avrupa’nın rekabet gücünü artırma hedefinde Türkiye’nin imkanlarından yararlanılmasının her iki tarafın da ortak menfaatine olduğunu söyledi.
Avrupa Sanayi Hızlandırıcı Yasası ve “Made in EU” konularına değinen Kacır, yeni mali dönemin Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ortaklığı ilerletmek için önemli bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kacır, “Beklentimiz ülkemizin adaylık statüsünü, Avrupa ekonomisiyle bütünleşmiş yapısını ve geride bıraktığımız 20 yılda hep birlikte oluşturduğumuz kurumsal birikimi gözeten karşılıklı kazanımları esas alan bir mali işbirliği modelinin hayata geçmesi” ifadelerini kullandı.
Bakanlık olarak Türkiye’nin ihtiyaçlarına ve potansiyeline uygun stratejik yatırımları finansmanla buluşturan, bilim ve teknoloji alanındaki ortaklıklara yeni ufuklar açan projeleri Avrupa Birliği ile birlikte tasarlamaya ve uygulamaya hazır olduklarını dile getiren Kacır, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün bir dönemin kapanışını gerçekleştiriyoruz. Ancak birlikte oluşturduğumuz bilgi birikimi, teknolojik altyapı ve çalışma kültürü, gelecekte hayata geçireceğimiz çok daha büyük başarıların temelini teşkil ediyor. Türkiye ile AB arasındaki bu kıymetli ortaklığın önümüzdeki dönemde yeni yatırımlarla, yeni teknolojilerle ve ülkelerimizin refahına hizmet eden somut kazanımlarla daha da ileriye taşınmasını temenni ediyorum.”
Hibya Haber Ajansı (6).png)