Çook Tatlı Hayat | HAYAT'tan haberiniz olsun.

İSO İkinci 500, sanayide verimlilik ve rekabet gücüne işaret etti

İstanbul, 21 Temmuz (Hibya) - A1 Capital'in 21 Temmuz 2026 tarihli günlük bülteninde, İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 listesi üzerinden sanayideki sektör dağılımı ve üretim görünümü değerlendirilirken, Goldman Sachs'ın Türkiye ekonomisine yönelik rekabet gücü analizi, küresel piyasalardaki gelişmeler ve Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlere ilişkin önemli açıklamalara yer verildi.
İSO İkinci 500, sanayide verimlilik ve rekabet gücüne işaret etti

A1 Capital, 21 Temmuz 2026 tarihli günlük bülteninde İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) açıkladığı İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 listesi ile Goldman Sachs'ın Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerine yer verdi. Bültende, üretim kapasitesi, ihracat, rekabet gücü, faiz politikası ve büyüme görünümüne ilişkin dikkat çeken analizlerin paylaşıldığı aktarıldı.

İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025 listesinde yer alan şirketlerin toplam üretimden satışlarının yaklaşık 3,38 trilyon liraya ulaştığı belirtilirken, bunun yalnızca büyük holdinglerin değil orta ölçekli sanayi şirketlerinin de önemli bir üretim kapasitesine ulaştığını gösterdiği ifade edildi. Ancak rakamların sadece büyümeyi değil, sanayide yaşanan yapısal dönüşümü de ortaya koyduğu kaydedildi.

Listede yaklaşık 100 şirketle gıda sektörünün ilk sırada yer aldığı belirtilirken, bunun iç talebin güçlü seyretmesi, gıda ihracatındaki canlılık ve enflasyon dönemlerinde fiyat geçişlerinin sektöre sağladığı avantajlardan kaynaklandığı aktarıldı. Bu nedenle gıda sektörünün sanayinin en dirençli alanlarından biri olmayı sürdürdüğü ifade edildi.

Otomotiv yan sanayinin de listede güçlü şekilde temsil edildiği belirtilen değerlendirmede, vida üreticisinden dökümcüye, kablo üreticisinden plastik parça üreticisine kadar birçok firmanın üst sıralarda bulunduğu aktarıldı. Bunun Türkiye'nin otomotiv üretim üssü olma özelliğini koruduğunu gösterdiği belirtilirken, Chery ve SAIC gibi Çinli üreticilerin yatırımlarının gerçekleşmesi halinde sektörün önümüzdeki 3 ila 5 yılda yeni siparişlerle yeniden büyüme ivmesi yakalayabileceği ifade edildi.

Elektrik ekipmanları ve enerji altyapısı şirketlerinin üst sıralarda yer almasının tesadüf olmadığı belirtilirken, veri merkezleri, yapay zekâ yatırımları, enerji depolama sistemleri ve elektrik şebekelerine yönelik küresel yatırımların Türk şirketlerine de yeni fırsatlar sunduğu kaydedildi. Kimya sektörünün ise hem ihracat hem de ithal ikamesi sağlayan üretim yapısı sayesinde güçlü görünümünü koruduğu, özellikle özel kimyasallar, boya katkıları ve endüstriyel kimyasallarda büyümenin sürdüğü aktarıldı.

Bültende, şirketlerin bundan sonraki dönemde hacim artışından çok verimlilikle rekabet etmek zorunda kalacağı belirtilirken, Borsa İstanbul'da son dönemde görülen sektör ayrışmasının da İSO İkinci 500 listesiyle doğrulandığı ifade edildi. Gıda sektörünün dayanıklılığını koruduğu, elektrik ekipmanları ve enerji altyapısının uzun vadeli büyüme temasını sürdürdüğü, otomotiv yan sanayinin yabancı yatırımlarla yeniden ivme kazanabileceği ve katma değerli kimya üretiminin önemini koruduğu aktarıldı. Buna karşılık yüksek faiz ortamının özellikle orta ölçekli sanayi şirketlerinin kârlılığını baskıladığı, seramik, tekstil ve yüksek borçluluğa sahip sanayi şirketlerinin finansman maliyetleri nedeniyle zorlandığı kaydedildi.

Bültende ayrıca Goldman Sachs'ın 20 Temmuz tarihli raporunun son dönemin en dikkat çekici analizlerinden biri olduğu belirtilirken, raporun odağının faiz veya enflasyondan ziyade Türkiye'nin rekabet gücü olduğu ifade edildi. Raporda, enflasyon düşürülürken Türkiye'nin üretim ve ihracat kapasitesinin nasıl etkileneceği sorusunun öne çıktığı aktarıldı.

Goldman Sachs'ın değerlendirmesinde, ihracattaki yavaşlamanın yalnızca Avrupa ekonomisindeki zayıf talepten kaynaklanmadığı; üretim maliyetlerindeki hızlı artış, ücretlerdeki yükseliş ve Türk lirasının reel olarak değer kazanmasının da ihracatçıların fiyat rekabetini zorlaştırdığı ifade edildi. Özellikle emek yoğun sektörlerde baskının daha belirgin hissedildiği, buna karşın teknoloji yoğun ve yüksek katma değerli sektörlerin bu süreçten daha sınırlı etkilenebileceği kaydedildi.

Raporda ayrıca ihracat performansındaki zayıflamanın orta vadeli büyüme açısından önemli bir risk oluşturduğu belirtilirken, kurun tek başına rekabet gücünü belirleyen unsur olmadığı vurgulandı. Üretim maliyetlerinin rakip ülkelerden daha hızlı artması halinde yalnızca kurdaki değer kaybının rekabet gücünü kalıcı şekilde geri getiremeyeceği değerlendirilirken, verimlilik artışı, dijitalleşme, teknoloji yatırımları ve yüksek katma değerli üretimin önümüzdeki dönemde daha belirleyici olacağı ifade edildi.

Şirket seçiminde de yeni bir döneme girildiği belirtilen değerlendirmede, artık yalnızca ihracatçı olmanın yeterli olmayacağı; şirketlerin hangi pazarlara satış yaptığı, fiyatlama gücü, marka değeri ve maliyet yönetimi gibi unsurların daha fazla önem kazanacağı aktarıldı.

TCMB Temmuz Piyasa Katılımcıları Anketi'ne de değinilen bültende, 2026 yılı büyüme beklentisinin yüzde 3,2'den yüzde 3,1'e gerilediği, yıl sonu enflasyon beklentisinin ise yüzde 29,14'ten yüzde 29,21'e yükseldiği bildirildi. Temmuz PPK toplantısında politika faizinin yüzde 37 seviyesinde sabit tutulmasının, gecelik fonlama faizinin ise yüzde 40 düzeyinde devam etmesinin beklendiği belirtilirken, piyasanın Merkez Bankası'nın sıkı para politikasını koruyacağı öngörüsünde bulunduğu ifade edildi. Büyümedeki aşağı yönlü revizyonun kontrollü bir yavaşlama olarak değerlendirildiği, 2027 yılı büyüme beklentisinin ise yüzde 4,1 seviyesinde korunduğu aktarıldı.

Bültende, Goldman Sachs ekonomistlerinin Türkiye'nin enflasyonu düşürmekten ziyade dış dengeyi istikrara kavuşturmaya öncelik vererek Türk lirasının daha hızlı değer kaybetmesine izin verebileceğini öngördüğü aktarıldı. Clemens Grafe ve Başak Edizgil imzasını taşıyan 20 Temmuz tarihli raporda, bu yaklaşımın enflasyonun daha yavaş gerilemesi anlamına gelse de Türk lirasının dolar karşısında yıllık bazda yüzde 20'lerin ortalarında değer kaybedebileceğinin tahmin edildiği ifade edildi.

Yurt dışı gelişmelere de yer verilen bültende, CNN'in ismi açıklanmayan ABD'li yetkililere dayandırdığı haberine göre Washington ile Tahran yönetiminin gerilimi azaltacak 10 günlük ateşkes seçeneğini değerlendirdiği aktarıldı. ABD Başkanı Donald Trump'ın saldırıların süreceğini savunduğu, ancak iki ülke arasındaki diplomatik temasların da devam ettiğinin öne sürüldüğü kaydedildi.

ABD yönetiminin, Kanada'nın Amerikan ürünlerine yönelik ayrımcı uygulamalarda bulunduğunu öne sürerek bu ülkeden ithal edilen bazı mallara yüzde 50 oranında gümrük vergisi uygulanacağını duyurduğu belirtildi. Ayrıca ABD Başkanı Donald Trump'ın, ülkeye alüminyum ithalatının ulusal güvenliğe oluşturduğu tehdidi azaltmayı ve yerli alüminyum sektörüne yatırımları teşvik etmeyi amaçlayan başkanlık bildirisini imzaladığı ifade edildi.

Bültende, Trump'ın İngiltere'nin yeni Başbakanı Andy Burnham ile gerçekleştirdiği görüşmenin oldukça olumlu geçtiğini söylediği ve Burnham'ı yakın zamanda ABD'de ağırlamayı planladığını açıkladığı aktarıldı. Burnham'ın göreve başlamasının ardından yeni bir ekonomik model oluşturmayı ve ülkedeki siyasi istikrarsızlığı sona erdirmeyi hedeflediğini dile getirdiği kaydedildi.

Enerji piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde ise Goldman Sachs'ın, Hürmüz Boğazı'nda petrol akışındaki kesintilerin sürmesi halinde Brent petrolün yılın son çeyreğinde varil başına 120 doların üzerine çıkabileceğini öngördüğü ifade edildi. Bunun temel senaryo olmadığına dikkat çekilen raporda, Orta Doğu'da artan gerilim ve Basra Körfezi'nden petrol akışının savaş öncesi seviyelerin yüzde 45'inin altına gerilemesinin fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu aktarıldı.

Çin'in ise Japonya'nın nükleer silah karşıtı üç ilkesini revize ederek müttefik ülkelere ait nükleer silahların ülkeye konuşlandırılmasına izin vermesinin ciddi bir provokasyon olacağını açıkladığı belirtilirken, Tokyo yönetiminin nükleer silahlara ilişkin yükümlülüklerinin müzakereye açık olmadığı yönünde açıklama yapıldığı ifade edildi.

Bültenin şirket haberleri bölümünde ise Borsa İstanbul'da işlem gören çok sayıda şirkete ilişkin önemli gelişmelere yer verildi. ASTOR'un, Türkiye Elektrik İletim AŞ tarafından gerçekleştirilen 11 adet Mobil Hibrit Modülü Temini ihalesinin 351,1 milyon lira bedelle şirket üzerinde kaldığının 20 Temmuz'da idare tarafından bildirildiği aktarıldı.

AVPGY'nin ise yaklaşık yüzde 18 iskonto uygulanarak toplam 150 milyon lira bedelle Artaş Ticaret ve Sanayi Merkezi'nde bulunan iki bağımsız bölümü düzenli kira geliri elde etmek amacıyla satın alma kararı aldığı ifade edildi.

BIOEN'in bağlı ortaklığı İzmir Novtek Enerji Elektrik Üretim AŞ ile Enerji İşçileri Sendikası arasında Harmandalı Çöp Gaz Elektrik Üretim Tesisi'ni kapsayan 28 ay süreli toplu iş sözleşmesinin imzalandığı belirtilirken, sözleşmenin 1 Mart 2026 tarihinden itibaren geçerli olduğu kaydedildi.

DAP Gayrimenkul GYO'nun hasılat paylaşımı modeliyle geliştirdiği projelerde 30 Haziran 2026 itibarıyla satış, teslim, kiralama ve proje geliştirme süreçlerine ilişkin güncel bilgileri yatırımcılarla paylaştığı aktarılırken, Nişantaşı Koru, Yeni Levent, Validebağ Konakları, Çekmeköy Ormanköy, Ataşehir Doğu Bölgesi, Kartepe ile Alaçatı projelerindeki son duruma ilişkin ayrıntılara yer verildi.

Bültende, KOTON'un 17 Temmuz 2026 tarihinde Ukrayna tarafından Rusya Federasyonu'nda gerçekleştirilen İHA saldırıları sonucunda, Rusya'daki e-ticaret operasyonlarını yürüttüğü Wildberries'e ait iki deponun hasar gördüğünü duyurduğu aktarıldı. İlk değerlendirmelere göre depolarda bulunan stokların bir kısmının etkilendiği, zarar gören stokların 31 Mart 2026 tarihli finansal tablolardaki toplam varlıkların yaklaşık binde dördüne karşılık geldiği belirtildi. Hasarın şirketin finansal durumu, faaliyetleri ve operasyonel sürekliliği üzerinde önemli bir etki oluşturmasının beklenmediği, hasar tespit ve sigorta süreçlerinin ise devam ettiği ifade edildi.

KLTEV'in, Bainbridge Gayrimenkul Ticaret AŞ'deki yüzde 70 oranındaki payının yüzde 35'lik kısmını T6 Gayrimenkul İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ'ye, kalan yüzde 35'lik bölümünü ise Laran Gayrimenkul AŞ'ye devrettiği bildirildi. İşlemin 20 Temmuz itibarıyla tamamlandığı ve Bainbridge Gayrimenkul'ün şirketin bağlı ortaklığı statüsünden çıktığı aktarıldı.

LXGYO'nun ise Zeytinburnu'nda gerçekleştirilecek hasılat paylaşımı esaslı proje kapsamında NBG Zeytinburnu İnşaat Yatırım AŞ ile yaptığı sözleşmeye ilişkin daha önce ertelenen özel durum açıklamasını kamuoyuyla paylaştığı belirtildi. Taşınmazın 3,9 milyar lira değerinde olduğu, hasılat paylaşım oranının arsa sahibi ile yüklenici arasında yüzde 50 - yüzde 50 olarak belirlendiği ifade edilirken, söz konusu bilginin şirketin ticari çıkarlarının korunması amacıyla bugüne kadar ertelendiği kaydedildi.

MAGEN'in yenilenebilir enerji yatırımları kapsamında Denizli ve Manisa'da toplam 505 MWm kurulu güç potansiyeline sahip dokuz jeotermal kaynak ruhsatını devralmasının ardından sondaj faaliyetlerine yönelik proje yönetimi, kuyu mühendisliği, saha süpervizörlüğü ve teknik koordinasyon hizmetleri için Oilwell Dynamics ile sözleşme imzaladığı aktarıldı.

PRKME'nin bağlı ortaklığı Konya Ilgın Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ'nin işlettiği kömür sahasında üretilen en az 10 bin ton kömürün, 31 Aralık 2026 tarihine kadar A Karakuş Hayvancılık Tarım Maden Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne satılması amacıyla sözleşme imzaladığı ifade edildi. Nakliye giderlerinin alıcı şirket tarafından karşılanacağı belirtildi.

SKYLP'nin, Borsa İstanbul Grubu'nun teknolojik altyapı çalışmaları kapsamında yürütülen SAN Direktör Modül Yenileme, ek modül temini ile bakım ve destek hizmeti alımına ilişkin ihaleye teklif sunduğu bildirildi. Değerlendirme sürecinin devam ettiği, ticari gizlilik nedeniyle teklif bedelinin açıklanmadığı ve sürecin şirket lehine sonuçlanması halinde gerekli kamuoyu açıklamalarının yapılacağı kaydedildi.

TSKB'nin ise Commerzbank koordinasyonunda uluslararası finans kuruluşlarının katılımıyla 367 gün vadeli, 65 milyon ABD doları ve 141,4 milyon avrodan oluşan iki dilimli sendikasyon kredisi anlaşmasını 20 Temmuz'da imzaladığı aktarıldı.

Pay alım satım haberleri bölümünde, ASGYO'da Abdulkadir Konukoğlu'nun 17 Temmuz'da 12-12,02 lira fiyat aralığından 450 bin nominal pay alımı gerçekleştirdiği ve bu işlemle şirketteki pay oranının yüzde 51,05'e yükseldiği ifade edildi.

ENTRA'da IC İçtaş İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ'nin 17 Temmuz'da ortalama 4,60 lira fiyattan 2 milyon nominal pay satın aldığı bildirildi.

MANAS'ta Bank of America Corporation'ın iştiraki Merrill Lynch International aracılığıyla 6 milyon 102 bin 319 adet pay alımı ve 9 milyon 391 bin 406 adet pay satışı gerçekleştirdiği, işlemler sonucunda net 3 milyon 289 bin 87 adet pay satıldığı ve şirketteki dolaylı pay oranının yüzde 4,770 seviyesine gerilediği aktarıldı.

PETKM'de Deniz Portföy Yönetimi AŞ'nin kurucusu olduğu fonlar tarafından 37 milyon nominal pay alımı ve 38 milyon nominal pay satışı gerçekleştirildiği, net 1 milyon nominal pay satışının ardından fonların şirketteki pay oranının yüzde 4,99 olduğu ifade edildi.

VBTYZ'nin yüzde 100 bağlı ortaklığı Disnet Teknoloji AŞ'nin Avrupa operasyonlarını yönetmek amacıyla Hollanda'da Disnet Europe B.V. unvanlı yeni bir bağlı ortaklık kurduğu bildirildi. Ayrıca BMC Software Inc. ile imzalanan bölgesel iş ortaklığı anlaşması kapsamında Disnet Europe B.V.'nin 31 Aralık 2030 tarihine kadar 17 Doğu Avrupa ülkesinde BMC ürün ve çözümlerinin distribütörlüğünü yürüteceği aktarıldı.

Bültende ayrıca model portföy, günlük veri akışı, sermaye artırımı, temettü, genel kurul, pay geri alımları, aracı kurum ve VİOP takas dağılımları ile VBTS kapsamındaki paylara ilişkin tabloların yatırımcıların bilgisine sunulduğu belirtildi.

Hibya Haber Ajansı
Yorumlar
Kalan karakter: