Pazar tezgahlarında o parlak kırmızıyı gördüğünüzde burnunuza çalınan o koku... Sadece bir meyve kokusu değil, adeta baharın resmi duyurusudur. Çocukluğumuzun en tatlı hatırası, pastaların vazgeçilmez tacı olan çilek, aslında düşündüğünüzden çok daha karmaşık ve maceralı bir tarihe sahip. Sıradan bir meyve yediğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Şu an elinizde tuttuğunuz o sulu kırmızı meyve, bir Fransız casusunun cebinde kıtalar aşan, botanik dünyasını kandıran ve aslında "meyve" bile sayılmayan bir doğa harikası. Gelin, bu kırmızı mücevherin topraktan laboratuvarlara uzanan hikayesine yakından bakalım.
Bir Fransız Ajanı ve Şili Sahilleri
Hikayemiz 1700’lerin başında, Amédée-François Frézier adında bir Fransız mühendisin etrafında şekilleniyor. Frézier, aslında bir askeri casustu ve İspanyol sömürgesi olan Şili’deki savunma hatlarını gözetlemekle görevlendirilmişti. Ancak bu casusun bitkilere olan tutkusu, askeri görevlerinin önüne geçti.
Şili sahillerinde gezerken, yerlilerin yetiştirdiği, Avrupa’daki yabani dağ çileklerinden çok daha büyük, neredeyse bir tavuk yumurtası büyüklüğünde beyazımsı çilekler gördü (Fragaria chiloensis). Frézier, bu devasa çilekleri ülkesine götürmeyi kafasına koymuştu. 1714’te Fransa’ya dönerken, gemideki içme suyu kıtlığına rağmen kendi payına düşen suyu bu bitkilere vererek onları yaşattı.
Ancak Fransa’ya vardığında büyük bir hayal kırıklığı yaşandı. Bu dev çilekler çiçek açıyor ama meyve vermiyordu. Çünkü Frézier, sadece dişi bitkileri getirmişti ve onları dölleyecek erkekler Şili’de kalmıştı. Yıllar sonra, Avrupa’da bir botanik bahçesinde "mutlu bir tesadüf" yaşandı. Şili’den gelen bu nazlı gelin, Kuzey Amerika’dan gelen sert ve aromatik Fragaria virginiana ile yan yana dikildi. Rüzgar ve arılar işini yaptı; iki kıtanın genleri birleşti ve bugün afiyetle yediğimiz modern bahçe çileği (Fragaria x ananassa) doğdu.
Botanik Bir Kandırmaca: Yediğiniz Şey Meyve Değil!
Bir fitoterapi uzmanı olarak sizi biraz şaşırtayım: Teknik olarak bir çileği ısırdığınızda, bitkinin meyvesini yemiş olmuyorsunuz.
Botanik biliminde çilek, "yalancı meyve" (aksesuar meyve) olarak sınıflandırılır. O yediğiniz kırmızı, sulu ve tatlı etli kısım, aslında çiçeğin sapının (reseptakulum) şişmiş halidir. Peki gerçek meyve nerede?
Çileğin üzerindeki o küçük, sarımsı noktaları, yani çekirdek sandığınız şeyleri fark ettiniz mi? İşte onlar botanik anlamda gerçek meyvelerdir (Aken). Her bir çilek, üzerinde ortalama 200 adet "gerçek meyve" taşır. Yani çilek, tohumlarını içinde saklamak yerine, onları gururla dışarıda taşıyan anarşist bir bitkidir.
Shutterstock
Eczane Dolusu Şifa: C Vitamini Deposu
Çilek, lezzetinin ötesinde tam bir şifa deposudur. Çoğu insan C vitamini denince portakala koşar, ancak çilek bu konuda narenciyelerle ciddi bir rekabet içindedir. Orta boy 8-10 adet çilek, bir yetişkinin günlük C vitamini ihtiyacının tamamını karşılayabilir.
Ancak işin asıl büyüsü renginde saklı. Çileğe o baştan çıkarıcı kırmızı rengini veren Antosiyaninler, doğanın en güçlü antioksidanlarındandır.
-
Kalp Dostu: Yapılan araştırmalar, düzenli çilek tüketiminin (haftada 3 porsiyon), içerdiği flavonoidler sayesinde kalp krizi riskini azalttığını göstermektedir.
-
Enflamasyon Savaşçısı: Vücuttaki iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olur.
-
Kan Şekeri Dengesi: Tatlı olmasına rağmen glisemik indeksi düşüktür (40 civarı). Lifli yapısı sayesinde kan şekerini ani yükseltmez, aksine dengeler.
-
Ellagik Asit: Çilekte bolca bulunan bu fitokimyasal, kanser hücrelerinin büyümesini engelleme potansiyeli üzerine yoğun şekilde araştırılmaktadır.
Tarih Boyunca Sembolizm: Venüs’ten Meryem Ana’ya
Antik Roma’da çilek, kalp şeklindeki formu ve kırmızı rengi nedeniyle Aşk Tanrıçası Venüs’ün sembolüydü. Romalılar onu melankoliye, bayılmalara ve böbrek taşlarına karşı ilaç olarak kullanırlardı.
Orta Çağ’a geldiğimizde ise anlamı değişti. Taş ustaları, kilise sütunlarına çilek motifleri işlediler. Çünkü çilek, aynı anda hem çiçek açıp hem meyve verebilen nadir bitkilerdendi ve bu özelliğiyle "Mükemmelliği" ve "Doğruluğu" temsil ediyordu. Bir dönem, çileğin cennetten gelen tek meyve olduğuna inanıldığı için, çocuk yaşta ölenlerin cennete gittiklerinde çilek yediklerine dair bir halk inancı bile gelişmişti.
Tüketirken Dikkat: Yıkama Sanatı
Modern tarımda çilek, ne yazık ki pestisit (tarım ilacı) kalıntısını en çok tutan meyvelerden biridir. "Kirli Onlu" (Dirty Dozen) listesinde sık sık zirvede yer alır. Bu yüzden:
-
Sünger Etkisi: Çilek gözenekli bir yapıya sahiptir. Suya atıp saatlerce bekletmeyin, suyu içine çeker ve tadı bozulur.
-
Saplarını Koparmayın: Yıkayana kadar saplarını üzerinde bırakın, aksi takdirde suyun içine girmesine ve meyvenin çürümesine neden olursunuz.
-
Sirke Mucizesi: Tarım ilacı kalıntılarından ve bakterilerden arındırmak için 1 ölçü sirke, 3 ölçü su karışımında 5 dakika bekletip, sonra durulayarak tüketmek en sağlıklı yöntemdir.
Sonuç: Doğanın En Tatlı Hediyesi
Bir dahaki sefere ağzınıza bir çilek attığınızda, sadece tatlı bir meyve yediğinizi düşünmeyin. Şili dağlarından Fransız saraylarına uzanan bir casusluk hikayesini, botanik kurallarını altüst eden bir yapıyı ve kalbinizi koruyan bir şifa paketini tadıyorsunuz.
Baharın bu kırmızı habercisi, doğanın bize sunduğu en zarif "Hoş geldin" hediyesidir. Kıymetini bilin, mevsiminde tüketin ve o eşsiz kokuyu hafızanıza kazıyın.
Kaynakça
Kitap ve Akademik Yayınlar:
-
Darrow, George M. The Strawberry: History, Breeding, and Physiology. Holt, Rinehart and Winston, 1966. (Sayfa 34-45: Tarihsel kökenler ve Frézier'in yolculuğu).
-
TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi. Meyvelerin Dünyası: Çilek. (Çeşitli sayılar, botanik özellikler üzerine genel bilgi).
-
Basu, A., et al. "Berries: emerging impact on cardiovascular health." Nutrition Reviews, 2010. (Sayfa 168-177: Kalp sağlığı üzerine etkileri). Makale Linki
Web Kaynakları:
-
NCBI (National Center for Biotechnology Information): Promising Health Benefits of the Strawberry: A Focus on Clinical Studies. Erişim Linki
-
Tarım ve Orman Bakanlığı: Çilek Yetiştiriciliği ve Besin Değerleri. Erişim Linki
-
University of Vermont: The History of the Strawberry. Erişim Linki