Çook Tatlı Hayat | HAYAT'tan haberiniz olsun.

Kültürel Miras Söyleşileri’nde İzmir’in sembol lezzetleri ve Kemeraltı ele alındı

Konak Belediyesi’nin kültürel mirası görünür kılmak amacıyla düzenlediği “Kültürel Miras Söyleşileri” serisi, “İzmir’in Sembolik Lezzetleri ve Kemeraltı” başlıklı buluşmayla devam etti.
Kültürel Miras Söyleşileri’nde İzmir’in sembol lezzetleri ve Kemeraltı ele alındı

Konak Belediyesi’nin kültürel mirası görünür kılmak amacıyla düzenlediği “Kültürel Miras Söyleşileri” serisi, “İzmir’in Sembolik Lezzetleri ve Kemeraltı” başlıklı buluşmayla devam etti.

Basmane Semt Merkezi’nde düzenlenen söyleşiye Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu da katıldı. Etkinliğin konuğu ise gastronomi yazarı, danışman ve eğitmen şef Ahmet Güzelyağdöken oldu.

İzmir’in köklü mutfak kültürü, kent hafızasında yer eden lezzetler ve Kemeraltı’nın gastronomi kültüründeki yeri üzerine değerlendirmelerin yapıldığı söyleşide, kentin gastronomi mirasının oluşumunda coğrafya, kültürel çeşitlilik ve komşuluk ilişkilerinin rolü ele alındı.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu, Ahmet Güzelyağdöken’in gastronomi alanındaki çalışmalarına değindi.

Mutlu, “Ben, Ahmet Güzelyağdöken’in gerçekten komşusuyum. Bildiğiniz gibi Balmumu, dünyanın en güzel yemeklerini yapan restoranlarımızdan biri. Böyle değerli bir mekanın Konak’ta olması ve bu eşsiz lezzetleri İzmirlilerle buluşturması bizim için de büyük bir şans. Ahmet Güzelyağdöken, sadece yemek yapan değil, aynı zamanda yaptığı işi çok güzel anlatan; malzemenin yolculuğunu, bilgisini ve deneyimini herkesle paylaşan çok özel biri” dedi.

Güzelyağdöken’e söyleşiye katkısından dolayı teşekkür eden Mutlu, ekim ayında Kemeraltı’nda bir festival düzenleneceğini açıkladı.

Festivalin gastronomi bölümüne ilişkin hazırlıklarda Güzelyağdöken’in görüş ve önerilerinden yararlandıklarını belirten Mutlu, “Çok yakında onun da desteğiyle Kemeraltı’nda bir festival düzenliyoruz. Festivalin gastronomi bölümüyle ilgili pek çok konuda kendisine danışıyor, fikirlerinden yararlanıyoruz. Kemeraltı’nı ve İzmir’in eşsiz lezzetlerini daha geniş kitlelerle buluşturmak amacıyla düzenleyeceğimiz festivalimizin ekim ayında gerçekleşeceğini de şimdiden duyurmuş olayım” ifadelerini kullandı.

Gastronomi kültürünün şekillenmesinde coğrafyanın belirleyici olduğunu ifade eden Ahmet Güzelyağdöken, İzmir ve Ege Bölgesi’nin bu açıdan özel bir yere sahip olduğunu söyledi.

Güzelyağdöken, “Bir şehir kültür, turizm ve gastronomi olmadan çok kolay tarif edilemiyor. Ege Bölgesi ve İzmir, bu anlamda daha da özel bir yer. Coğrafya, gastronomi kültürünü oluşturan en önemli şey. Coğrafyada ne varsa onu pişirirsiniz” dedi.

İzmir’in tarihi ve Kemeraltı’nın kent yaşamındaki yerine de değinen Güzelyağdöken, “Burada müthiş bir tarih var, Anafartalar diye tarif edilen yer çok ciddi bir damar İzmir için. Kemeraltı, İzmirlinin iğnesinden ipliğine, yemeğinden, içeceğine her ihtiyacını karşıladığı bir yer” ifadelerini kullandı.

Kemeraltı’nın gastronomi kültürünün oluşumunda komşuluk ilişkilerinin etkisine dikkat çeken Güzelyağdöken, farklı evlerde pişen yemeklerin ve tariflerin bu ilişkiler aracılığıyla birbirini etkilediğini anlattı.

Güzelyağdöken, “Bu komşuluklarda pişen şeylerin kokuları birbirlerine karıştı, ne ve nasıl pişirdin sorusunun karşılığı alındı. Ve hatta bizim geleneğimizde çok iyi bilirsiniz ki, komşuya ikram edilen bir tabağa muhakkak bir tabak olarak karşılık verildi. Bu çok ciddi bir etkileşim” dedi.

Kemeraltı’nın kendi öğrencilik dönemindeki yerinden de söz eden Güzelyağdöken, “Öğrenciliğimde kendime ödül verdiğim yer Kemeraltı’ydı. Oraya gidip yemek yemek, bir şeyler tatmak ciddi bir ödüldü. Kemeraltı’na gelmek İzmirliler için bir temaşaydı, yemek sebebiydi, keyifli bir şeydi” ifadelerini kullandı.

Hibya Haber Ajansı
Yorumlar
Kalan karakter: