Çook Tatlı Hayat | HAYAT'tan haberiniz olsun.

Küresel piyasalarda faiz ve petrol baskısı öne çıkıyor

İstanbul, 14 Eylül (Hibya) - A1 Capital, yeni haftada Fed, BoE ve BoJ kararları ile yüksek petrol fiyatlarının küresel risk iştahı ve BIST 100 üzerindeki etkisinin takip edileceğini bildirdi.
Küresel piyasalarda faiz ve petrol baskısı öne çıkıyor

A1 Capital tarafından yayımlanan raporda, küresel piyasalarda petrol fiyatlarındaki yükseliş, yüksek tahvil getirileri ve merkez bankalarının para politikalarına ilişkin beklentilerin öne çıktığı belirtildi. BIST 100 endeksinin haftanın son işlem gününü yüzde 0,51 değer kazanarak 14.467 puandan tamamladığı aktarıldı.

Bankacılık endeksinin yüzde 1,25, holding endeksinin ise yüzde 0,41 değer kazandığı ifade edildi. Sektör endeksleri arasında en fazla kazandıranın yüzde 4,35 ile finansal kiralama, en fazla kaybettirenin ise yüzde 3,25 ile bilişim olduğu belirtildi. BIST 100 endeksine dahil hisselerin 62'sinin prim yaptığı, 35'inin gerilediği ve 3'ünün yatay seyrettiği aktarıldı. Sasa, Katılımevim, Akbank, Türk Hava Yolları ve Türkiye İş Bankası (C) en çok işlem gören hisseler olarak sıralandı.

A1 Capital, geçen hafta endekste en fazla yükselen hissenin yüzde 31,49 ile Pasifik Teknoloji olduğunu, en sert kaybın ise yüzde 40,89 ile Odine hissesinde yaşandığını bildirdi.

Küresel piyasalarda petrol fiyatları ve Fed beklentilerinin öne çıktığı belirtilirken, Brent petrolün 104 dolar seviyesinde hareket ettiği ve haftalık bazda yüzde 8'in üzerinde yükseldiği aktarıldı. ABD Merkez Bankası'nın 15-16 Eylül tarihlerinde gerçekleştireceği toplantı öncesinde piyasaların faiz kararından çok Fed'in önümüzdeki döneme ilişkin vereceği mesajlara odaklandığı ifade edildi.

A1 Capital, Fed'in beklentilerden daha güvercin mesaj vermesi halinde tahvil faizleri ve doların geri çekilmesiyle küresel risk iştahının güçlenebileceğini ve bunun BIST 100'de alımları destekleyebileceğini belirtti. Buna karşılık daha temkinli Fed mesajlarının dolar ve faizleri yukarı çekerek gelişen ülke piyasalarıyla birlikte BIST 100 üzerinde satış baskısı oluşturabileceği aktarıldı.

Teknik açıdan BIST 100'de 14.320 seviyesinin kısa vadede kritik destek konumunda bulunduğu belirtildi. Endeksin 14.320 üzerinde kalması halinde tepki alımlarıyla 14.550 seviyesinin ilk direnç olarak takip edilebileceği ifade edildi. Aşağı yönlü hareketlerde 14.320 desteğinin kırılması durumunda satış baskısının derinleşebileceği ve 14.150 seviyesinin gündeme gelebileceği aktarıldı. Teknik görünümde destek seviyeleri 14.320, 14.150 ve 14.050; direnç seviyeleri ise 14.550 ve devamındaki seviyeler olarak öne çıktı.

Yeni haftada küresel gelişmelerin yanı sıra yüksek petrol fiyatlarının risk iştahı üzerindeki etkisinin izleneceği bildirildi. Fed öncesinde küresel piyasalardaki yön değişiminin Borsa İstanbul'a da yansımasının beklendiği, petrol fiyatlarındaki seyrin ise endeks üzerinde baskı oluşturabilecek başlıklardan biri olacağı ifade edildi. Bu çerçevede küresel risk iştahının haftanın ilk gününde BIST 100'ün seyri açısından belirleyici olmasının beklendiği kaydedildi.

A1 Capital Araştırma Ürünleri kapsamında M. Baki Atılal tarafından hazırlanan değerlendirmede, 14-18 Eylül haftasında küresel para politikasında yeniden sıkılaşma riskinin üç büyük merkez bankası üzerinden sınanacağı belirtildi. Fed'in faiz artırmasının kuvvetle muhtemel görüldüğü, İngiltere Merkez Bankası'nın faizi sabit bırakırken şahin bir dil kullanmasının, Japonya Merkez Bankası'nın ise faizi yüzde 1,00'den yüzde 1,25'e yükseltmesinin beklendiği aktarıldı.

Piyasanın temel probleminin petrol fiyatlarının 100 dolar çevresine yükselmesiyle enerji kaynaklı enflasyonun yeniden gündeme gelmesi olduğu ifade edildi. Büyüme göstergelerinin henüz merkez bankalarını rahatlatacak kadar zayıflamadığı belirtilirken, bu nedenle piyasalarda yalnızca faizlerin uzun süre yüksek kalacağı endişesinin değil, faizlerin yeniden yükselmesi riskinin öne çıktığı kaydedildi.

Avrupa Merkez Bankası'nın yaz tatilinden sonraki ilk toplantısında beklentiler doğrultusunda faizleri 25 baz puan artırdığı aktarıldı. ECB Başkanı Christine Lagarde'ın kararı "çok mantıklı" olarak nitelendirdiği ve ECB'nin enflasyonun uzun bir süre yüzde 2'nin üzerinde kalmasını beklediğini belirttiği ifade edildi. Lagarde'ın değerlendirmelerinin önümüzdeki aylarda daha fazla faiz artırımına kapı araladığı bildirildi.

ABD'de ağustos ayı TÜFE'sinin aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 3,4 arttığı, üretici fiyatlarının ise aylık yüzde 0,4 yükseldiği belirtildi. Tarım dışı istihdamın 162 bin arttığı ve işsizlik oranının yüzde 4,1 seviyesinde kaldığı aktarıldı. Bu verilerin Fed'in faiz artırımı yönündeki elini güçlendirdiği ifade edilirken, ABD'nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5 seviyesini test ettiği kaydedildi. Çarşamba günü açıklanacak Fed kararının yalnızca politika faizini değil, küresel iskonto oranını ve sermaye akımlarını da belirleyeceği belirtilirken, yatırımcıların Fed'in çarşamba günü faiz artırma ihtimalini yüzde 90 olarak gördüğü aktarıldı.

İngiltere Merkez Bankası'nın perşembe günü politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde tutmasının beklendiği bildirildi. Ancak kararın kendisinden çok oy dağılımının takip edileceği belirtildi. Temmuz toplantısında üç üyenin faiz artışından yana oy kullandığı hatırlatılırken, ağustos ayı enflasyonu ve ücret göstergelerinin güçlü gelmesi halinde faiz artışı isteyen üye sayısının yükselebileceği, bunun da sterlin ve kısa vadeli İngiliz tahvil faizlerini yukarı taşıyabileceği ifade edildi. BoE'nin resmi projeksiyonunda enflasyonun yılın son çeyreğinde yüzde 3,2 civarında seyretmesinin öngörüldüğü aktarıldı.

Japonya Merkez Bankası'nın cuma günü politika faizini yüzde 1,00'den yüzde 1,25'e yükseltmesinin beklendiği belirtildi. Artırım gerekçeleri arasında yenin önceki dönemdeki sert değer kaybı, genişleyen fiyat baskıları ve enerji maliyetlerinin gösterildiği aktarıldı. Faiz artırımının önemli ölçüde fiyatlandığı ifade edilirken, yenin yönünü karar sonrasındaki mesajların belirleyeceği kaydedildi. BoJ'un ek faiz artışlarına işaret etmesi halinde yenin güçlenebileceği ve Japon tahvil faizlerinin yükselebileceği belirtildi.

Bu durumda yen üzerinden düşük maliyetli borçlanarak ABD hisseleri, gelişmekte olan ülke tahvilleri veya kripto varlıklara yönelen carry trade pozisyonlarında çözülme görülebileceği aktarıldı. Bunun da Fed kararından bağımsız olarak küresel risk iştahını azaltabileceği ifade edildi. BoJ'un faiz artırımına gitmesine karşın devamı konusunda ihtiyatlı bir mesaj vermesi halinde ise "haberi sat" tepkisiyle yenin yeniden zayıflayabileceği belirtildi. Zayıf yenin Japon ihracatçılarını desteklerken enerji ithalatçısı şirketler ve hane halkının satın alma gücü üzerinde baskı oluşturabileceği kaydedildi.

Tahvil piyasasında haftanın ana riskinin Fed ve BoJ'un aynı hafta sıkılaşması olduğu belirtildi. Fed'in şahin tutumunun ABD tahvil eğrisini yukarı itebileceği, BoJ'un faiz artışının ise Japon yatırımcıların yabancı tahvillerden ülkeye dönmesini teşvik edebileceği aktarıldı. Bu iki kanalın birleşmesinin küresel uzun vadeli faizlerde ilave yükseliş yaratabileceği ifade edildi.

Döviz piyasasında şahin Fed'in dolar lehine, şahin BoJ'un ise yen lehine çalışacağı belirtildi. Her iki kararın da beklentiler doğrultusunda gelmesi halinde dolar/yen yönünü hangi merkez bankasının ileriye dönük daha güçlü sıkılaşma sinyali verdiğinin belirleyeceği aktarıldı. Euro'nun yüzde 3,3 civarındaki enflasyon ile zayıf sanayi üretimi arasında yön arayacağı ifade edilirken, Türk lirasında yüksek carry desteği sürse de güçlü dolar ve yüksek petrol nedeniyle kontrollü değer kaybının hızlanma riski bulunduğu belirtildi.

Altın tarafında görünümün iki yönlü olduğu aktarıldı. Yüksek enflasyon ve jeopolitik risklerin güvenli liman talebini desteklediği, buna karşılık yükselen reel faiz ve doların altın üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi. Fed'in tek faiz artırımıyla yetineceği algısının altını destekleyebileceği, aralık ayında yeni bir faiz artırımına yönelik sinyal verilmesinin ise kısa vadede baskı yaratabileceği kaydedildi.

Geçen haftaya Orta Doğu ve Rusya'daki arz şoklarının etkisiyle petrol fiyatlarındaki yükselişin damga vurduğu belirtildi. Sermaye akışlarındaki ani değişim nedeniyle kıymetli ve endüstriyel metallerin değer kaybettiği aktarıldı. Brent ve WTI petrol fiyatlarının hafta boyunca yüzde 9 artarak varil başına 100 doların üzerine çıktığı ifade edildi.

Petrol fiyatlarındaki yükselişte Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki süregelen gerilimler, Husi milislerinin Bab el-Mandeb Boğazı'ndaki stratejik Perim Adası'nı ele geçirmesi ve Uluslararası Enerji Ajansı'nın cuma günü yayımladığı aylık raporun etkili olduğu belirtildi. Raporda, küresel arz açığı tahmininin 2026 yılı için günlük 5,7 milyon varile yükseltildiği ve küresel rafineri sisteminin aşırı baskı altında olduğunun ifade edildiği aktarıldı. Bu baskının ABD'de ortalama dizel fiyatının ilk kez galon başına 6 doları aşmasıyla görülebildiği kaydedildi.

Bununla birlikte ABD enflasyonunun yüksek seyrettiğinin teyit edilmesinin ardından petrol fiyatlarının cuma günü sert gerilediği belirtildi. Bu gelişmenin Fed'in faiz artırımı beklentilerini güçlendirdiği ve küresel talebin yavaşlamasına ilişkin endişeleri artırdığı aktarıldı. Avrupa doğalgaz fiyatlarının da petrol fiyatlarındaki yükselişi takip ettiği, TTF gösterge fiyatının yüzde 11 artarak 81,27 euro/MWh seviyesine ulaştığı bildirildi. Rusya'dan gelen enerji akışındaki azalmanın ve alternatif tedarik yolları üzerindeki baskının Avrupa doğalgaz piyasasında jeopolitik risk primini artırdığı ifade edildi.

A1 Capital'in günlük bülteninde Barclays'ın, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 37'de sabit tutmasının ardından yılın son iki toplantısında 100'er baz puanlık faiz indirimi beklediği aktarıldı. Bankanın politika faizinin 2026 sonunda yüzde 35'e gerileyeceğini öngördüğü belirtildi.

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) pazar verilerine göre otomotiv ihracatının bu yılın ocak-ağustos döneminde adet bazında 597 bin 594 olarak gerçekleştiği, yılın ilk sekiz ayında toplam otomotiv üretiminin ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,3 düşüşle 841 bin 583 adet olduğu aktarıldı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Fed'in para politikası toplantısına günler kala hiçbir ülkenin ABD'den daha düşük faiz oranına sahip olmaması gerektiğini söylediği belirtildi. Trump'ın pazar günü yaptığı açıklamada ABD'nin İran'da kalabileceğini ve petrolü elinde tutabileceğini söylediği, bu yaklaşımı Venezuela'nın geniş petrol rezervlerinin beşte birinin kontrolünü ele geçirme girişimiyle karşılaştırdığı aktarıldı.

Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett'ın CNN'e verdiği röportajda Fed Başkanı Kevin Warsh ve Federal Açık Piyasa Komitesi'nin alacağı kararı yüzde 100 destekleyeceklerini söylediği aktarıldı. Hassett'ın hem kendisinin hem de Trump'ın mevcut koşullarda faiz artırımı için gerekçe görmediğini belirttiği, buna karşın Fed'in bağımsız karar alma sürecine destek vereceklerini ifade ettiği kaydedildi.

Goldman Sachs ve JPMorgan Chase'in ABD Merkez Bankası'na ilişkin faiz tahminlerini değiştirdiği, iki bankanın da Fed'in eylül ayında 25 baz puanlık faiz artırımına gitmesini beklediği belirtildi. ECB Başkanı Christine Lagarde'ın ise İran savaşı ve enerji arzındaki aksaklıkların yarattığı enflasyon baskılarının Euro Bölgesi'nde beklenenden daha uzun süre etkili olacağını söylediği aktarıldı.

Orta Doğu'da diplomatik çabaların, İran ile diğer Körfez ülkeleri arasında pazartesi günü yapılması planlanan toplantının ertelenmesiyle sekteye uğradığı belirtildi. Bölgenin en önemli iki petrol geçiş güzergahı çevresindeki yeni saldırıların küresel enerji arzına ilişkin endişeleri artırdığı aktarıldı. Goldman Sachs'ın altının ons fiyatının 2026 sonunda 4 bin 900 dolara ulaşacağı yönündeki tahminini koruduğu, tahmin üzerindeki risklerin yukarı yönlü olmaya devam ettiğini ancak süreç boyunca çift yönlü oynaklığın da artabileceğini belirttiği kaydedildi.

A1 Capital'in şirket haberleri bölümünde Anel Elektrik'in, yüzde 52,5 paya sahip olduğu Anel Yapı Gayrimenkul A.Ş.'nin yüzde 47,5 hissesini değerleme raporu doğrultusunda 100 milyon TL'ye satın almasına ve Anel Holding A.Ş.'nin sermayesini temsil eden 1 milyon TL nominal değerli hisseleri 1 milyon TL bedelle satın almasına karar verdiği aktarıldı.

Avrasya Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı'nın yüzde 100 bağlı ortaklığı Metro Turizm Otelcilik ve Petrol Ürünleri Ticaret A.Ş.'nin Edirne Merkez ilçesi Kirişhane Mahallesi Soğukkuyu mevkiindeki "Metro Hotel Apartments" projesinin inşaatına ilişkin ALPRO İnşaat Taahhüt Proje Yazılım Donanım Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladığı belirtildi. İnşaat maliyeti ile bu maliyetin yüzde 3'ü oranında eklenecek yüklenici hakediş tutarının Avrasya Gayrimenkul tarafından karşılanacağı ve nihai arsa payı dağılımının yüzde 50-yüzde 50 olarak yapılacağı aktarıldı.

Bin Ulaşım ve Akıllı Şehir Teknolojileri'nin yaklaşık yüzde 76,67 payına sahip olduğu Meta Mobilite Enerji A.Ş.'ye Yeşil Yatırım Holding tarafından 10 milyon ABD doları tutarında yatırım yapılmasına ilişkin sürecin, Meta Mobilite tarafından sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi gerekçesiyle tek taraflı olarak feshedildiği bildirildi.

Birleşim Varlık Yönetim'in Türkiye Garanti Bankası'nın 11 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışında toplam 684,4 milyon TL anaparaya sahip bir bireysel portföyün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığı aktarıldı. İhaleye 18 varlık yönetim şirketinin katıldığı ve sonuçların ilgili finansal kuruluşun yönetim kurulu onayına bağlı olduğu belirtildi.

DAP Gayrimenkul Geliştirme'nin Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı tarafından 14 Eylül 2026 tarihinde düzenlenecek İstanbul Eyüpsultan Hasdal 2. Etap Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı ihalesinin birinci oturumuna katılmama kararı aldığı aktarıldı.

Efor Çay'ın organize perakende sektöründe faaliyet gösteren uluslararası bir perakende zinciriyle satış sözleşmesi imzaladığı belirtildi. Sözleşme kapsamında müşterinin özel markalı dökme çay ürünlerinin tedarik edileceği, şirketin kendi markalı ürünlerine yönelik mevcut ticari iş birliğinin de devam edeceği aktarıldı. Özel markalı ve şirketin kendi markalı ürünlerine ilişkin satışların birlikte değerlendirilmesiyle sözleşme dönemi boyunca yaklaşık 3,3 milyar TL ciro elde edilmesinin hedeflendiği bildirildi.

Girişim Varlık Yönetim'in Türkiye Garanti Bankası'nın 11 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirdiği tahsili gecikmiş alacak satışında satışa çıkarılan altı bireysel portföyden toplam 707,2 milyon TL anapara büyüklüğündeki iki portföyün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığı aktarıldı. İhaleye 18 varlık yönetim şirketinin katıldığı belirtildi.

Halkbank'ın sermayesinin 7,18 milyar TL'den 8,98 milyar TL'ye yükseltilmesi kapsamında çıkarılacak 1,796 milyar TL nominal değerli payların mevcut ortakların rüçhan hakları kısıtlanarak ikincil halka arz yoluyla Borsa dışında talep toplanması ve Toptan Alış Satış işlemiyle satılmasına ilişkin süreçte, HALKB payları ile paya dayalı vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerindeki işlemlerin geçici olarak durdurulmasına karar verildiği aktarıldı. İşlemlerin halka arz ve toptan alış satış sürecinin tamamlanmasının ardından yeniden açılacağı belirtildi.

Kervansaray Yatırım Holding'de Zeynep Tümer'in şirket sermayesinin yüzde 62,06'sına karşılık gelen paylarının kısmen veya tamamen devrine ilişkin OASIS PRIME-FZCO ile yürütülen görüşmeler kapsamında Pay Satış Bilgi Formu hazırlandığı ve formun onaylanması amacıyla 11 Eylül 2026 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu'na başvuru yapıldığı aktarıldı.

Orzax'ın Özbekistan'daki yüzde 70 pay sahibi olduğu bağlı ortaklığının 1 Eylül 2026 itibarıyla 30 kişilik saha satış ve pazarlama ekibiyle fiili operasyonlarına başladığı belirtildi. Bölgedeki yerel üretim kapasitesini devreye almak amacıyla Özbekistan'da aylık 100 bin kutu üretim kapasitesine sahip mevcut bir gummy üretim tesisinin bağlı ortaklık bünyesine devralınmasına yönelik resmi görüşmelere başlandığı aktarıldı.

Rönesans Gayrimenkul Yatırım'ın Feriköy Gayrimenkul Yatırım İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin kalan yüzde 50 hissesini satın alarak şirketin tek ortağı haline gelmesinin ardından yönetim kurulu yapısı ile temsil ve ilzam yetkilerine ilişkin kararların 11 Eylül 2026 itibarıyla Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tescil edildiği bildirildi.

Sümer Varlık Yönetim'in T.O.M Katılım Bankası tarafından 11 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen tahsili gecikmiş alacak ihalesinde toplam 400,5 milyon TL anapara büyüklüğüne sahip iki bireysel portföyün ihalesini en yüksek teklifi vererek kazandığı aktarıldı. İhaleye 11 varlık yönetim şirketinin katıldığı belirtildi.

Tera Yatırım'ın Pusula Finans Holding ve bağlı şirketlerinin Tera Grubu şirketleri tarafından devralınmasına yönelik sürecin devam ettiğini açıkladığı belirtildi. Şirket tarafından yapılan değerlendirmede, kamuoyuna yansıyan gelişmelerin Pusula Finans Holding ve bünyesindeki şirketlerin tüzel kişilikleri, faaliyetleri ve kurumsal yapılarından bağımsız nitelikte olduğu ve planlanan devralma işlemine ilişkin stratejik ve finansal değerlendirmede herhangi bir değişiklik meydana gelmediği aktarıldı. Devralma sürecinin ilgili düzenleyici ve denetleyici kurumlardan gerekli izin ve onayların alınması ile tarafların belirlediği diğer kapanış koşullarının yerine getirilmesine bağlı olduğu bildirildi.

A1 Capital'in pay alım satım haberlerinde ise AHES Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı paylarında Ebubekir Ekşi tarafından 10 Eylül 2026 tarihinde 15,54 TL fiyattan 25 milyon 922 bin 416 TL toplam nominal tutarlı alış işlemi gerçekleştirildiği ve pay oranının yüzde 21,69'a ulaştığı aktarıldı.

Arsan Holding paylarında Farsan İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 10 Eylül 2026 tarihinde 3,95-4,00 TL fiyat aralığından 1 milyon 83 bin 905 TL nominal tutarlı alış gerçekleştirildiği ve pay oranının yüzde 42,99'a ulaştığı belirtildi.

Hateks Hatay Tekstil İşletmeleri paylarında Bank of America Corporation'ın yüzde 100 kontrolündeki Merrill Lynch International tarafından 10 Eylül 2026 tarihinde 13,31-13,39 TL fiyat aralığından gerçekleştirilen işlemler sonucunda net 54 bin 122 adet pay satıldığı ve dolaylı pay oranının yüzde 4,943'e gerilediği aktarıldı.

Margün Enerji Üretim Sanayi ve Ticaret paylarında Yusuf Şenel tarafından 10 Eylül 2026 tarihinde 36,40-37,64 TL fiyat aralığından 6 milyon 9 bin 700 TL nominal tutarlı alış gerçekleştirildiği ve pay oranının yüzde 1,224'e ulaştığı belirtildi.

Manas Enerji Yönetimi paylarında Merrill Lynch International tarafından 10 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen işlemler sonucunda net 4 milyon 553 bin 691 adet pay satıldığı ve dolaylı pay oranının yüzde 4,230 seviyesine gerilediği aktarıldı.

TGS Dış Ticaret paylarında Serkan Leke tarafından 10 Eylül 2026 tarihinde 247 TL fiyattan 265 bin 406 TL nominal tutarlı alış gerçekleştirildiği ve pay oranının yüzde 5,45'e ulaştığı belirtildi. RE-PIE Portföy Yönetimi tarafından ise 11 Eylül 2026 tarihinde 247 TL fiyattan 149 bin 8 TL nominal tutarlı alış gerçekleştirildiği ve pay oranının yüzde 1 seviyesine ulaştığı aktarıldı.

Tekfen Holding paylarında Cevahir Taahhüt İnşaat ve Ticaret A.Ş. tarafından 10 Eylül 2026 tarihinde 208,20-211,50 TL fiyat aralığından toplam 300 bin adet pay karşılığı 63 milyon 142 bin TL tutarında alış gerçekleştirildiği belirtildi. Bu işlemle pay oranının yüzde 0,951'e ulaştığı, birlikte hareket eden ortaklarla beraber toplam pay sahipliği oranının yüzde 36,951'e, pay adedinin ise 136 milyon 718 bin 329'a yükseldiği aktarıldı.

A1 Capital'in değerlendirmesinde ayrıca Adra Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Kardemir Karabük Demir Çelik ve Altınay Savunma Teknolojileri paylarında şirket tarafından kurulan veya yönetilen yatırım fonlarının sahip olduğu oranların yüzde 3'ün üzerinde olduğu belirtildi. Söz konusu oranların sırasıyla yüzde 4,58, yüzde 3,44 ve yüzde 3,33 seviyesinde gerçekleştiği aktarıldı.

VİOP tarafında ise Ekim 2026 vadeli Endeks 30 sözleşmesinin haftanın son işlem gününü 17.864 seviyesinden tamamladığı belirtildi. Yeni haftada kontratın seyrinde yurt içi fiyatlamaların yanı sıra küresel tarafta artan oynaklık, petrol fiyatları, Fed beklentileri ve ABD tahvil faizlerinin belirleyici olacağı aktarıldı.

ABD'de ağustos ayı TÜFE'sinin aylık yüzde 0,4 ve yıllık yüzde 3,4 artması, çekirdek enflasyonun ise aylık yüzde 0,3 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşmesinin Fed'in eylül toplantısında faiz artırabileceğine yönelik beklentileri güçlendirdiği belirtildi. Küresel borsalarda oluşabilecek yön değişimleri ve tahvil faizlerindeki hareketlerin yurt içi vadeli piyasadaki fiyatlamalar açısından önemli olduğu ifade edildi. Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerini korumasının da enflasyon ve faiz beklentileri üzerinden risk iştahını sınırlayan unsurlardan biri olduğu kaydedildi.

Teknik açıdan Ekim vadeli Endeks 30 sözleşmesinde 17.800-17.650 bölgesinin kısa vadede önemli destek alanı olduğu belirtildi. Bu bölgenin üzerinde kalınması halinde 18.050 seviyesinin ilk direnç olarak takip edilebileceği, 18.050 üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda 18.200 ve 18.350 seviyelerine doğru hareketin güç kazanabileceği aktarıldı. Aşağı yönlü hareketlerde 17.800 desteğinin kırılması halinde satış baskısının derinleşebileceği ve 17.650 seviyesine çekilmenin gündeme gelebileceği ifade edildi.

A1 Capital, 18.050 üzerindeki hareketlerin yukarı yönlü momentumun güçlenmesi, 17.800 altındaki hareketlerin ise aşağı yönlü risklerin artması açısından kritik olacağını bildirdi. Bugün yön arayışının devam etmesinin beklendiği, BIST 100'ün 14.400 çevresindeki hareketi, VİOP Ekim vadeli kontratın destek bölgeleri üzerindeki seyri, petrol fiyatları ve küresel piyasalarda Fed beklentilerinin oluşturduğu fiyatlamanın takip edileceği aktarıldı. Fed kararı öncesinde pozisyonların daha temkinli hale gelmesi ve volatilitenin artmasının beklendiği, özellikle kontratta gün içi sert hareketlere karşı dikkatli olunması gerektiği belirtildi.

Hibya Haber Ajansı
Yorumlar
Kalan karakter: