Çook Tatlı Hayat | HAYAT'tan haberiniz olsun.

BM raporu: Küresel emisyonların 2035’e kadar yüzde 45 azaltılması gerekiyor

New York, 21 Ekim (Hibya)-Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) 2026 Emisyon Açığı Raporu’na göre, küresel ısınmayı yüzyıl sonunda yeniden 1,5 dereceyle sınırlamak için sera gazı emisyonlarının 2030’a kadar yüzde 18, 2035’e kadar yüzde 45 azaltılması gerekiyor.
BM raporu: Küresel emisyonların 2035’e kadar yüzde 45 azaltılması gerekiyor

UNEP, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi döneme kıyasla yüzyıl sonunda yeniden 1,5 dereceye indirmek için sera gazı emisyonlarında hızlı ve kapsamlı azaltımlar yapılması gerektiğini bildirdi.

UNEP’in 21 Ekim’de yayımladığı 2026 Emisyon Açığı Raporu’na göre, küresel ısınmanın yüzyıl ortalarında 1,7 ila 1,8 dereceyle zirve yapmasının ardından 2100 yılına kadar yeniden 1,5 dereceye veya altına düşürülmesini öngören senaryo kapsamında, küresel sera gazı emisyonlarının 2025 seviyelerine kıyasla 2030’a kadar yüzde 18, 2035’e kadar yüzde 45 ve 2040’a kadar yüzde 69 azaltılması gerekiyor. Bu senaryonun gerçekleşme olasılığı yaklaşık yüzde 50 olarak hesaplanıyor.

Ülkelerin mevcut ulusal iklim taahhütlerini tamamen uygulaması durumunda ise emisyonların 2030’a kadar yüzde 5 ila 8, 2035’e kadar yüzde 11 ila 15 azalacağı öngörülüyor. Raporda, 2025-2035 döneminde emisyonların yıllık ortalama yüzde 5,7 azaltılması gerektiği belirtildi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, rapora ilişkin mesajında, sıcaklık artışının 1,5 dereceyi aşmasının mücadeleden vazgeçmek anlamına gelmediğini belirterek aşımın mümkün olduğunca sınırlı tutulabileceğini ve yüzyıl sonuna kadar sıcaklıkların yeniden bu seviyenin altına indirilebileceğini ifade etti.

UNEP İcra Direktörü Inger Andersen de sıcaklık artışındaki her ek derecenin ve 1,5 derecenin üzerindeki her yılın iklim kaynaklı riskleri artırdığını bildirdi. Andersen, ülkelerin hızlı ve kalıcı emisyon azaltımlarını sağlayacak politikaları uygulamaya koyması gerektiğini vurguladı.

Rapora göre, mevcut politikaların sürdürülmesi halinde küresel sıcaklık artışının bu yüzyıl içinde 2,8 dereceye ulaşabileceği ve sonrasında yükselmeye devam edebileceği tahmin ediliyor. Ülkelerin ulusal iklim taahhütlerini yerine getirmesi durumunda artışın 2,6 dereceyle sınırlanabileceği, bu taahhütlere ek olarak net sıfır emisyon hedeflerinin de gerçekleştirilmesi halinde ise 2,1 dereceye düşebileceği öngörülüyor.

Raporda, ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çekilmesi ve geçmiş dönem emisyonlarına ilişkin tahminlerin güncellenmesinin, sıcaklık projeksiyonlarının önceki yıla göre kötüleşmesinde etkili olduğu kaydedildi. Mevcut emisyon seviyelerinin her beş yıl sürmesinin, beklenen en yüksek sıcaklık artışını yaklaşık 0,1 derece yükselttiği belirtildi.

En düşük sıcaklık aşımı senaryosunun uygulanabilmesi için bu yüzyıl boyunca atmosferden yaklaşık 320 gigaton karbondioksitin uzaklaştırılması ve kalıcı olarak depolanması gerektiği hesaplandı. Raporda, bu miktarın 2024 yılındaki küresel karbondioksit emisyonlarının yaklaşık sekiz yıllık toplamına karşılık geldiği, ancak ekonomik, toplumsal ve teknolojik zorluklar nedeniyle hedefin gerçekleştirilmesinin belirsizlik taşıdığı ifade edildi.

Raporda, Paris Anlaşması’nın kabulünden bu yana yenilenebilir enerji kapasitesindeki büyümenin hızlandığı, kömür ve petrol kaynaklı toplam enerji arzının önceki tahminlere göre daha yavaş arttığı ve iklim politikalarının bazı ülkelerde emisyonların azaltılmasına katkı sağladığı belirtildi.

Elektrik sektöründe değerlendirilen politikaların emisyonları ortalama yüzde 9 azalttığı, karbon vergileri ve emisyon ticaret sistemleri gibi ekonomik araçların ise incelenen dönemlerde sektörler genelinde yüzde 5 ila 13 arasında azaltım sağladığı aktarıldı. Bununla birlikte, söz konusu kazanımların belirli sektörler, ülkeler ve dönemlerle sınırlı kaldığına dikkat çekildi.

Raporda, küresel yenilenebilir elektrik kapasitesinin Paris Anlaşması’ndan bu yana önceki beklentilerin üç katı hızla arttığı, güneş enerjisi kapasitesindeki büyümenin ise öngörülen hızın yedi katına ulaştığı kaydedildi.

Küresel Durum Değerlendirmesi kapsamında belirlenen yenilenebilir enerji kapasitesini 2030’a kadar üç katına çıkarma ve enerji verimliliğindeki yıllık iyileşme hızını iki katına yükseltme hedeflerinin ileriye taşınması gerektiği belirtildi. Rapora göre, 2035’e kadar yenilenebilir elektrik kapasitesinin en az üç katına çıkarılması ve birim gayrisafi yurt içi hasıla başına birincil enerji yoğunluğunun 2025 seviyesine göre en az yüzde 30 azaltılması gerekiyor. 2040 için ise bu hedefler sırasıyla en az 4,5 kat kapasite ve yüzde 40 azaltım olarak hesaplandı.

Raporda, fosil yakıtlardan uzaklaşma hedefi kapsamında kömür, petrol ve doğal gazın toplam enerji arzındaki paylarının 2025 seviyelerine kıyasla 2035’e kadar sırasıyla en az yüzde 55, yüzde 15 ve yüzde 5 azaltılması gerektiği belirtildi. 2040 için öngörülen azaltım oranları ise kömürde yüzde 75, petrolde yüzde 30 ve doğal gazda yüzde 35 olarak sıralandı.

Kömürden elektrik üretiminin 2035’e kadar 2025 seviyesine kıyasla en az yüzde 75 azaltılması ve 2040’a kadar dünya genelinde büyük ölçüde sona erdirilmesi gerektiği kaydedildi. Metan emisyonlarının ise 2035’e kadar en az yüzde 25, 2040’a kadar en az yüzde 40 azaltılması hedefleniyor.

UNEP raporunda, mevcut iklim politikalarının ve yenilenebilir enerji yatırımlarının sağladığı kazanımların genişletilmesi, fosil yakıtlardan uzaklaşmanın hızlandırılması ve emisyon azaltım hedeflerinin güçlendirilmesi halinde küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyi aşma süresinin ve düzeyinin sınırlandırılabileceği belirtildi.

Hibya Haber Ajansı
Yorumlar
Kalan karakter: