Bahçenizin bir köşesinde, sonbahar hüznüne inat, güneşin tüm tonlarını üzerinde taşıyan o turuncu-sarı ponponları gördüğünüzde ne hissedersiniz? Çocukluğumuzun okul bahçelerini süsleyen, dokunduğumuzda elimize keskin, baharatlı bir koku bırakan o tanıdık çiçekten bahsediyoruz: Afrika kadife çiçeği (Tagetes erecta). Ancak fitoterapi ve botanik dünyasında, ismiyle cismi bu kadar çelişen, pasaportunda "Afrika" yazıp aslında bambaşka bir kıtanın yerlisi olan başka bir bitki daha yoktur. İsminin yarattığı coğrafi karmaşaya rağmen, Aztek tapınaklarından günümüzün modern göz hastanelerine uzanan bu bitkinin hikayesi, turuncu yapraklarının katmanları kadar derin ve şaşırtıcıdır.
Coğrafya dersinden "sınıfta kalan" çiçek
Hikayemiz Afrika savanlarında değil, Meksika’nın yüksek platolarında başlar. Evet, yanlış duymadınız. Afrika kadife çiçeği aslında %100 Amerikalıdır.
16. yüzyılda İspanyol kaşifler (Konkistadorlar), Aztek İmparatorluğu'nu işgal ettiklerinde, yerlilerin "Cempoalxochitl" (Yirmi çiçek) adını verdikleri bu bitkiyle tanıştılar. Aztekler için bu çiçek kutsaldı; çünkü yaprakları güneş ışığını hapsediyor ve ölülerin ruhlarına yol gösteriyordu.
Peki, nasıl oldu da Meksikalı bir çiçek "Afrikalı" oldu?
İspanyollar bu tohumları gemilerle Avrupa'ya taşırken, ticaret yolları o dönemde Kuzey Afrika kıyılarından geçiyordu. Tunus ve Fas limanlarına uğrayan gemilerden yayılan bu tohumlar, Kuzey Afrika iklimini o kadar sevdi ki, orada vahşileşip her yeri sardı.
Kutsal Roma İmparatoru V. Karl (Şarlken) 1535'te Tunus seferine çıktığında, askerleri bu göz alıcı çiçekleri toplayıp Avrupa'ya "Afrika'dan gelen çiçekler" diye tanıttılar. Botanikçiler bu hatayı yüzyıllar sonra düzeltseler de, halk arasındaki ismi "African Marigold" olarak kaldı ve bir daha hiç değişmedi.
Ölülerin ruhuna rehberlik eden ışık

Meksika’da her yıl Kasım ayında düzenlenen "Ölüler Günü" (Dia de los Muertos) ritüellerini bilirsiniz. O rengarenk sunakların, kafataslarının ve mezarların üzerini süsleyen o turuncu çiçekler, işte bizim Afrika kadife çiçeğidir.
İnanışa göre, ruhlar dünyası karanlıktır. Ölen ataların yılda bir kez evlerini ziyaret edebilmeleri için güçlü bir ışığa ve kokuya ihtiyaçları vardır. Kadife çiçeğinin o keskin (hatta kimilerine göre ağır) kokusu ve "güneşten çalınmış" gibi duran rengi, ruhlara yol gösteren bir deniz feneri görevi görür. Meksikalı büyükanneler, mezarlıktan eve kadar bu çiçeklerin yapraklarını serperek "turuncu bir yol" çizerler.
Gözlerin doğal güneş gözlüğü: Lutein mucizesi
Fitoterapi uzmanları için kadife çiçeği, sadece ritüelistik bir obje değil, aynı zamanda bir ecza deposudur. Bu çiçeğin taç yapraklarına o canlı turuncu rengi veren madde, Lutein ve Zeaksantin adı verilen karotenoidlerdir.
Modern tıp, bu maddeleri "gözün güneş gözlüğü" olarak tanımlar. Neden mi?
İnsan gözündeki retina tabakasında "sarı nokta" (makula) denilen bir bölge vardır. Burası görme merkezidir. Yaşlandıkça veya mavi ışığa (telefon, bilgisayar ekranları) maruz kaldıkça bu bölge hasar görür ve "Sarı Nokta Hastalığı" (Makula dejenerasyonu) ortaya çıkar.
Kadife çiçeğinden elde edilen lutein, tıpkı bitkinin güneşten korunmasını sağladığı gibi, insan gözünde birikerek zararlı mavi ışığı süzer. Bugün eczanelerde satılan göz vitaminlerinin içerik kısmını okursanız, çoğunda "Tagetes erecta ekstresi" yazdığını görürsünüz. Azteklerin "güneş çiçeği", gerçekten de gözlerimizi güneşin ve ekranların zararına karşı korumaktadır.
Yumurta sarısının sırrı
Pazar kahvaltısında kırdığınız o köy yumurtasının sarısı neden o kadar koyu turuncudur, hiç düşündünüz mü? Tavuklar doğal ortamda kadife çiçeği yapraklarını veya tohumlarını yemeyi çok severler.
Endüstriyel tavukçulukta bile, yumurtaların sarısını koyulaştırmak ve besin değerini artırmak için tavuk yemlerine kurutulmuş ve öğütülmüş kadife çiçeği yaprakları karıştırılır. Yani bilmeden de olsa, bu çiçeğin şifasını kahvaltı sofralarımızda tüketiyoruz. Aynı yöntem, çiftlik somonlarının etine o pembe-turuncu rengi vermek için de kullanılır.
Bahçıvanların nöbetçi askeri
Eğer bir hobi bahçeniz varsa ve domatesleriniz sürekli böcekleniyorsa, çözüm kimyasal ilaçlarda değil, kadife çiçeğinde olabilir.
Bu bitki, toprak altında yaşayan ve bitki köklerini yiyen nematod adlı mikroskobik solucanların en büyük düşmanıdır. Kadife çiçeğinin kökleri, toprağa "alfa-terthienyl" adı verilen bir kimyasal salgılar. Bu madde, zararlı nematodları uzaklaştırır ve toprağı temizler.
Bu yüzden akıllı bahçıvanlar, domates ve biber fidelerinin arasına mutlaka bir sıra kadife çiçeği ekerler. O, bahçenin sessiz, turuncu üniformalı nöbetçisidir; hem üstteki böcekleri kokusuyla kovar hem de alttaki düşmanları kökleriyle zehirler.
Ciltteki yangını söndürmek
Afrika kadife çiçeği, sadece gözler için değil, cilt için de kadim bir şifacıdır. Ancak burada bir uyarı yapmak gerekir: Genellikle cilt kremlerinde kullanılan "Aynısefa" (Calendula officinalis) ile "Kadife Çiçeği" (Tagetes) sık sık karıştırılır. İkisi de aynı aileden olsa da, Tagetes türünün yağı çok daha güçlü ve keskindir.
Geleneksel tıpta, Tagetes yapraklarının lapası, iltihaplı yaraların, mantar enfeksiyonlarının ve zor iyileşen ülserlerin tedavisinde kullanılmıştır. Güçlü antiseptik özelliği sayesinde, açık yaraların mikrop kapmasını engeller. Ancak uçucu yağı (Tagetes oil) oldukça güçlüdür ve fototoksik (güneşe karşı duyarlılık yaratan) etki gösterebilir, bu yüzden uzman kontrolü olmadan doğrudan cilde sürülmesi önerilmez.
Sonuç: İsmi yanlış, şifası doğru
Meksika dağlarından yola çıkıp, Kuzey Afrika limanlarında "isim değiştiren", Hindistan'da düğün çelenklerine, Avrupa'da ise göz ilaçlarına dönüşen Afrika kadife çiçeği, bitkilerin de insanlar gibi göçmen olduğunu kanıtlar.
O, ne tam Afrikalıdır ne de tam Meksikalı. O, yeryüzünün turuncu neşesidir. Bir dahaki sefere o "kötü kokulu" çiçeğin yanından geçerken burnunuzu tıkamak yerine, içindeki lutein dolu hazineyi ve yüzyıllardır gözlerimizin ışığını korumak için verdiği sessiz mücadeleyi hatırlayın.
Kaynakça
Kitaplar:
-
Grieve, Maud. A Modern Herbal. (Tagetes ve Marigold türlerinin geleneksel kullanımları ve tarihçesi - Cilt 2, Sayfa 518).
-
Duke, James A. Handbook of Medicinal Herbs. CRC Press, 2002. (Lutein içeriği ve fitoterapötik etkileri).
-
Soule, J.A. The Tagetes of Mexico. (Botanik kökenleri ve Aztek kültürüyle ilişkisi).
Makaleler ve Bilimsel Yayınlar:
-
Bernstein, P.S. et al. "Lutein, zeaxanthin, and meso-zeaxanthin: The pure and simple carotenoid nutrients for the eye". Journal of Food Science and Technology, 2015. (Göz sağlığı ve makula dejenerasyonu üzerine klinik çalışma).
-
Vasudevan, P. et al. "Tagetes: A multipurpose plant". Bioresource Technology, 1997. (Nematod kovucu özellikleri ve tarımsal kullanımı). Makale Linki
-
National Center for Biotechnology Information (NCBI): Pharmacological activities of Tagetes erecta.
Web Kaynakları:
-
Royal Botanic Gardens, Kew: Tagetes erecta (African Marigold). Erişim Bağlantısı
-
American Optometric Association: Lutein & Zeaxanthin. (Göz sağlığı verileri)