Bahçesinde bu bitki olan neden ölsün? Antik Roma'dan veba salgınına adaçayının ölümsüzlük arayışı

Bahçesinde bu bitki olan neden ölsün? Antik Roma'dan veba salgınına adaçayının ölümsüzlük arayışı

30.01.2026 - 07:54:00

Orta Çağ’da Salerno Tıp Okulu’nun kapısında Latince bir dize yazılıydı: "Cur moriatur homo cui Salvia crescit in horto?" Yani; "Bahçesinde adaçayı yetişen bir insan neden ölsün?" Bu iddialı cümle, insanoğlunun binlerce yıldır gümüşi yapraklı, mor çiçekli bu çalıya duyduğu güvenin ve hayranlığın bir özeti gibidir. Latince ismi Salvia, "iyileştirmek" veya "kurtarmak" anlamına gelen salvare kökünden türemiştir. Yani o, isminden başlayarak bir "kurtarıcı" olarak kodlanmıştır. Çoğumuzun sadece boğazımız ağrıdığında veya kış akşamlarında aklına gelen bu bitki, aslında tarihin en büyük salgınlarında başrol oynamış, şifacıların asasını süslemiş ve bugün modern tıbbın hafıza üzerine yaptığı araştırmaların merkezine oturmuştur. Gelin, fincanınızdaki o buğulu kokunun arkasındaki hikayeye, veba hırsızlarından hafıza saraylarına uzanan bir yolculukla bakalım.

Dört hırsız sirkesi ve veba efsanesi

Adaçayının fitoterapi tarihindeki en heyecan verici ve en karanlık hikayesi, 14. yüzyılda Avrupa'yı kasıp kavuran Kara Veba sırasında yaşanır. Marsilya'da (bazı kaynaklara göre Toulouse'da) vebadan ölenlerin evlerine girip onları soyan dört hırsız yakalanır. Herkesin yanına yaklaşmaya korktuğu cesetlere dokunmalarına rağmen bu hırsızların neden hasta olmadığı hakimlerin dikkatini çeker.

Hırsızlara, "Sırrınızı söylerseniz sizi idam etmeyeceğiz" denir. Sır, kendi hazırladıkları özel bir sirkedir. İçinde adaçayı, biberiye, kekik ve lavanta gibi bitkilerin bekletildiği bu sirkeyi ellerine ve yüzlerine sürerek hastalıktan korunmuşlardır.

Tarihe "Dört hırsız sirkesi" olarak geçen bu karışımın başrol oyuncusu adaçayıdır. Modern bilim bugün adaçayının çok güçlü bir antibakteriyel ve antiviral olduğunu kanıtlamıştır. Yani hırsızlar, aslında dönemin en güçlü dezenfektanını icat etmişlerdi.

Bilgeliğin ve hafızanın koruyucusu

İngilizce'de adaçayı anlamına gelen Sage kelimesinin, aynı zamanda "bilge kişi" anlamına gelmesi tesadüf değildir. Antik Yunanlılar ve Romalılar, adaçayının zihni açtığına, hafızayı güçlendirdiğine ve yaşlılıkta bile aklı keskin tuttuğuna inanırdı.

Bugün fitoterapi ve nöroloji alanında yapılan araştırmalar, antik bilgeliği doğrular niteliktedir. Adaçayının içerdiği bazı uçucu yağlar, beyindeki "asetilkolin" adlı nörotransmitterin parçalanmasını engeller. Asetilkolin, hafıza ve öğrenme için kritiktir ve Alzheimer hastalarında seviyesi düşüktür. Newcastle Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmada, adaçayı yağı verilen deneklerin hafıza testlerinde daha başarılı olduğu gözlemlenmiştir. Yani o gümüşi yapraklar, unutkanlığa karşı doğanın sunduğu bir kalkan olabilir.

Kadınların sadık dostu

Adaçayının kimyasal yapısındaki sırlar sadece beyinle sınırlı değildir. Bitki, "fitoöstrojenik" özellik gösteren, yani vücuttaki kadınlık hormonu östrojeni taklit edebilen bileşenlere sahiptir.

Bu özelliği onu, menopoz dönemindeki kadınların en büyük yardımcısı yapar. Özellikle menopozun o meşhur ve can sıkıcı "ateş basmaları" (hot flashes) ve gece terlemeleri için adaçayı, klinik çalışmalarda etkinliği kanıtlanmış doğal bir destekleyicidir. Ter bezlerini sakinleştirme yeteneği o kadar güçlüdür ki, sadece menopozda değil, aşırı el ve ayak terlemesi yaşayan kişilerde de "kurutucu" etkisiyle bilinir.

Bir uyarı: Çay mı, zehir mi?

Her güçlü kahramanın bir kusuru olduğu gibi, adaçayının da dikkat edilmesi gereken bir yönü vardır: Thujone (Tuyon).

Adaçayının o keskin, kafurlu kokusunu veren maddelerden biri olan thujone, yüksek dozda alındığında sinir sistemi üzerinde toksik etki yaratabilir. Bu nedenle, özellikle Salvia officinalis (Tıbbi adaçayı) türünün yağı veya çok koyu demlenmiş çayları, hamileler ve epilepsi hastaları için uygun değildir.

Ancak Anadolu coğrafyası bu konuda şanslıdır. Türkiye'de yaygın olarak yetişen ve tüketilen Anadolu adaçayı (Salvia triloba veya fruticosa), thujone oranı açısından çok düşüktür ve güvenli kabul edilir. Uzmanlar, adaçayının "kaynatılmaması", bunun yerine üzerine sıcak su dökülerek "demlenmesi" gerektiğini vurgular. Kaynatmak, içindeki yararlı uçucu yağların buharlaşıp gitmesine, acı tanenlerin ve istenmeyen maddelerin suya geçmesine neden olur.

Kötü enerjiden arınma ritüeli

Adaçayı sadece bedeni değil, mekanı da iyileştirdiğine inanılan bir bitkidir. Kuzey Amerika yerlilerinden (Kızılderililer) Anadolu şamanlarına kadar pek çok kültürde, adaçayı yakarak dumanıyla ortamı "tütsülemek" kadim bir gelenektir.

Bilimsel açıdan bakıldığında, adaçayı dumanının havadaki bakterileri azalttığına dair çalışmalar mevcuttur. Ancak spiritüel açıdan bu ritüel, negatif enerjiyi dağıtmak, zihni sakinleştirmek ve yeni bir başlangıca hazırlanmak için yapılır. Bugün modern yoga stüdyolarında veya evlerde yakılan adaçayı demetleri, binlerce yıllık bu arınma ihtiyacının modern bir tezahürüdür.

Sonuç: Gümüşi yaprakların mirası

Mutfaklarda et yemeklerine aroma katan, hastalandığımızda boğazımızı yumuşatan, yaşlandığımızda hafızamıza destek olan adaçayı, doğanın insanlığa sunduğu en cömert "ecza dolaplarından" biridir.

Onu sadece bir bitki çayı olarak görmek haksızlık olur. O, veba doktorlarının maskesinde, Romalıların sofrasında ve anneannelerimizin reçetelerinde yaşayan sessiz bir bilgedir. Belki ölümsüzlüğü tam anlamıyla vermez ama yaşam kalitesini artırarak, o eski Latince sözü haklı çıkarmaya devam eder: Bahçesinde adaçayı olanın, şifası yanı başındadır.


Kaynakça

Kitaplar:

  • Baytop, Turhan. Türkiye'de Bitkiler ile Tedavi. Nobel Tıp Kitabevleri, 1999. (Anadolu adaçayı ve tıbbi adaçayı arasındaki farklar ve geleneksel kullanım - Sayfa 132-135).

  • Grieve, Maud. A Modern Herbal. (Adaçayının tarihsel, mitolojik ve tıbbi kullanımları üzerine klasik eser - Cilt 2, Sayfa 700-708).

  • Chevallier, Andrew. Encyclopedia of Herbal Medicine. DK Publishing. (Fitoterapötik etkiler ve güvenlik uyarıları).

Makaleler ve bilimsel yayınlar:

  • Scholey, A.B. et al. "An extract of Salvia (sage) with modulation of cholinesterase inhibition improves memory and attention in healthy older volunteers". Psychopharmacology, 2008. (Hafıza ve bilişsel fonksiyonlar üzerine klinik çalışma). Makale linki

  • Bommer, S. et al. "First time proof of sage's tolerability and efficacy in menopausal women with hot flushes". Advances in Therapy, 2011. (Menopoz ve ateş basması üzerine çalışma).

  • René-Schickele-Gesellschaft. The Legend of Four Thieves Vinegar. (Tarihsel anekdotlar ve kaynaklar).

Web kaynakları:

  • National Center for Complementary and Integrative Health (NCCIH): Sage. Erişim linki

  • European Medicines Agency (EMA): Salvia officinalis L., folium. (Avrupa Birliği bitkisel monografları).

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: