Melbourne Kraliyet Sergi Binası'nın kubbesi altında toplanan kalabalığın uğultusunu hayal edin. Tarih 3 Eylül 1901. Okyanusun ötesindeki bu devasa kıta, dağınık kolonilerden oluşan yapısını geride bırakıp "Avustralya Federasyonu" olarak tek bir ulus olma yolunda ilk adımını atmış. Ancak yeni doğan bu ülkenin, dünya sahnesinde dalgalandıracak bir sancağı, onu tanımlayan bir yüzü yok. İşte Avustralya bayrağının hikayesi, bir imparatorluğun gölgesinden çıkıp kendi yıldızlarını bulmaya çalışan bir ulusun, 30 binden fazla hayal arasından seçtiği o mavi kumaşın hikayesidir.
Bir yarışma, otuz bin hayal ve bir okul çocuğu
Yeni kurulan hükümet, ülkenin bayrağını belirlemek için dünya tarihinin o güne kadar gördüğü en büyük tasarım yarışmalarından birini başlattı. Ödül büyüktü: 200 sterlin. O dönem için servet sayılabilecek bu miktar, toplumun her kesimini harekete geçirdi.
Yarışma jürisinin önüne tam 32.823 tasarım geldi. Bu tasarımların içinde kangurular zıplıyor, emular koşuyor, kriket sopaları ve hatta kuyruklu yıldızlar uçuşuyordu. Ancak jüri, sadelikten ve gökyüzünün rehberliğinden yanaydı.
Sonuç açıklandığında herkesi şaşırtan bir tablo ortaya çıktı. Beş farklı kişi, birbirine neredeyse tıpatıp benzeyen tasarımlar göndermişti. Bir mimar, bir sanatçı, bir gemi zabiti, bir devlet memuru ve... on dört yaşında bir okul çocuğu olan Ivor Evans. Bu beş kişi, bayrağın ortak tasarımcıları ilan edildi ve ödülü paylaştılar. Küçük Ivor’un babasının gemi direğine bakarak tasarladığı o çizim, bugün olimpiyatlarda, resmi binalarda ve Sidney Limanı'nda dalgalanan bayrağın ta kendisiydi.
Sol üst köşedeki miras: Union Jack
Bayrağa ilk bakıldığında, sol üst köşedeki o tanıdık desen hemen göze çarpar: Birleşik Krallık bayrağı, yani "Union Jack".
Bu, 1901 yılında Avustralya için bir zorunluluktan öte, bir gurur kaynağıydı. O dönemde Avustralyalılar kendilerini İngiliz İmparatorluğu'nun sadık bir parçası olarak görüyorlardı. Bu sembol, onların geçmişini, köklerini ve "ana vatan" ile olan kopmaz bağlarını temsil ediyordu. Tarihçiler bu durumu, "gövdesi güneyde, kalbi kuzeyde bir ulus" olarak tanımlar. Bayrağın zeminindeki koyu mavi renk ise, (Mavi Sancak / Blue Ensign), ülkenin bir ada kıtası olarak denizcilikle olan ilişkisine ve İngiliz Kraliyet Donanması geleneklerine bir selam duruşudur.
Federasyon yıldızı: Birleşen parçalar
Union Jack'in hemen altında, tek başına parlayan devasa bir yıldız bulunur. Buna "Federasyon Yıldızı" (Commonwealth Star) denir. İlk tasarımda bu yıldızın altı ucu vardı ve bu altı uç, Avustralya'yı oluşturan altı eyaleti (Yeni Güney Galler, Victoria, Queensland, Güney Avustralya, Batı Avustralya ve Tazmanya) simgeliyordu.
Ancak 1908 yılında bayrakta küçük ama anlamlı bir "estetik operasyon" yapıldı. Yıldıza yedinci bir uç daha eklendi. Bu yeni uç, Papua bölgesi ve gelecekteki tüm bölgeleri (territories) temsil etmek üzere oraya kondu. Böylece bayrak, sadece mevcut eyaletleri değil, Avustralya'nın genişleyen ufkunu da kucaklamış oldu.
Güney haçı: Denizcilerin pusulası
Bayrağın sağ tarafına, yani dalgalanan kısmına baktığınızda, büyüklü küçüklü beş yıldızın oluşturduğu zarif bir küme görürsünüz. Bu, sadece güney yarımküreden görülebilen ve yüzyıllardır okyanuslarda kaybolan denizcilere yol gösteren Güney Haçı (Southern Cross - Crux) takımyıldızıdır.
Bu yıldızlar; Alpha, Beta, Gamma, Delta ve daha küçük olan Epsilon Crucis'tir. Avustralya coğrafyasının en belirgin göksel imzası olan bu takımyıldız, Dante'nin "İlahi Komedya"sında Araf'a girenleri karşılayan o meşhur dört yıldızdır. Tasarımcılar bu sembolü kullanarak dünyaya şunu haykırmışlardır: "Biz güneyin çocuklarıyız ve yerimiz burasıdır."
İlginç bir detay olarak; ilk tasarımda yıldızların uç sayıları, gökyüzündeki parlaklıklarına göre 5 ile 9 arasında değişiyordu. Ancak bu durum bayrağın üretimini çok zorlaştırdığı için, 1903 yılında İngiliz Amiralliği'nin onayıyla dört büyük yıldız 7 uçlu, en küçük yıldız ise 5 uçlu olacak şekilde standartlaştırıldı.
Kırmızı mı, mavi mi? Renklerin savaşı
Bugün bildiğimiz mavi bayrağın, tek ve resmi bayrak olarak kabul edilmesi sandığınızdan çok daha uzun sürdü. Yıllarca Avustralya'da garip bir ikilik yaşandı. Hükümet binaları mavi zeminli bayrağı kullanırken, halk ve ticaret gemileri kırmızı zeminli olanı (Red Ensign) kullanıyordu.
Halkın büyük bir kısmı, mavi bayrağın sadece devlete ve orduya ait olduğunu, sivillerin dokunmaması gereken bir sancak olduğunu düşünüyordu. 1940'lara kadar milli bayramlarda bile kırmızı bayraklar daha çok görülüyordu. Bu karışıklık, 1953 yılında çıkarılan "Bayrak Yasası" ile son buldu. Başbakan Robert Menzies, mavi zeminli bayrağı herkesin kullanabileceği "Avustralya Ulusal Bayrağı" olarak tescilledi ve kırmızıyı sadece ticaret gemilerine bıraktı.
Sonuç: Zamanın ötesinde dalgalanan hikaye
Avustralya bayrağı, bir kumaş parçasından çok, bir tarih kitabının özeti gibidir. Bir köşesinde sömürge geçmişinin mirasını, diğer köşesinde coğrafyasının kaderini, ortasında ise halkının birliğini taşır.
14 yaşındaki Ivor Evans'ın okul defterine çizdiği o yıldızlar, bugün kıtanın en ücra köşesindeki taşra kasabasından, Canberra'daki parlamento binasına kadar her yerde, güney rüzgarlarıyla dans etmeye devam ediyor.
Kaynakça
-
Kitap: Department of the Prime Minister and Cabinet. Australian Flags. Australian Government Publishing Service, 2006. (Yarışma süreci ve teknik detaylar - Sayfa 3-15).
-
Kitap: Cayley, Frank. Flag of Stars. Rigby, 1966. (Ivor Evans ve diğer tasarımcıların hikayesi).
-
Web Sitesi: Australian Government. "Australian National Flag". [Erişim bağlantısı: pmc.gov.au]
-
Makale: Kwan, Elizabeth. "The Red and Blue Ensigns in Australia". Australian Historical Studies, 2005. (Kırmızı ve mavi bayrak arasındaki tarihi çatışma).
-
Belge: Flags Act 1953. (Bayrağın resmi olarak kabul edildiği yasa metni).