Kaçak Bir Vezir, Eşsiz Bir Hekim: Avrupa'nın 600 Yıl Boyunca "Hocam" Dediği İbn Sînâ'nın Fırtınalı Hayatı

Kaçak Bir Vezir, Eşsiz Bir Hekim: Avrupa'nın 600 Yıl Boyunca

20.01.2026 - 16:34:00

Tarih: 17. Yüzyıl. Yer: Fransa, Montpellier Tıp Fakültesi veya Belçika, Leuven Üniversitesi. Bir anatomi dersindesiniz. Profesör kürsüde duruyor, önünde Latince yazılmış devasa, deri ciltli bir kitap var. Profesör, "Magister Dixit" (Üstat şöyle dedi) diyerek söze başlıyor ve insan vücudunun sırlarını anlatıyor. O "Üstat" kim biliyor musunuz? Ne bir Avrupalı, ne de bir Hristiyan. O, Buhara’nın tozlu yollarından çıkıp, zekasıyla kralları dize getiren, hayatı zindanlar ve saraylar arasında geçen, Batı’nın "Avicenna", Doğu’nun ise "Şeyhü'r-Reîs" (Baş Üstat) dediği İbn Sînâ. Bugün modern tıbbın babası sayılan, henüz mikroskop icat edilmemişken mikroplardan bahseden ve "Tıbbın Hükümdarı" olarak taç giyen bu dâhinin, Hollywood filmlerini aratmayan aksiyon dolu hikayesine hoş geldiniz.

10 Yaşında Hafız, 16 Yaşında Doktor, 18 Yaşında Saray Hekimi

İbn Sînâ, 980 yılında bugünkü Özbekistan sınırları içindeki Afşana köyünde doğdu. Babası Abdullah, devlet memuruydu ve evlerinde dönemin entelektüelleri eksik olmazdı. Küçük Hüseyin (İbn Sînâ), daha oyun çağındayken zekasıyla çevresini ürkütmeye başladı.

10 yaşında Kur'an-ı Kerim'i ezberledi. 14 yaşına geldiğinde mantık, matematik ve felsefe hocalarını, sorduğu sorularla bunaltıp "Benim size öğretecek bir şeyim kalmadı" dedirterek evlerine gönderdi. Aristo’nun Metafizik kitabını okuduğunda (tam 40 kez okuduğu söylenir) başta anlamadı, ancak Fârâbî’nin şerhini (açıklamasını) bulunca zihninde şimşekler çaktı.

Ve Tıp... Ona göre tıp, matematik kadar zor değildi. 16 yaşında tıp kitaplarını hatmetti, ancak teorik bilgi ona yetmedi. Şehrin hastanelerine gidip, ücretsiz olarak hastaları tedavi etmeye, "Hangi ot hangi yaraya iyi gelir?" diye denemeler yapmaya başladı.

Onun kaderini değiştiren olay ise 18 yaşında gerçekleşti. Samanoğulları Emiri Nuh bin Mansur, amansız bir hastalığa yakalanmıştı. Saray doktorları çaresizdi. Genç İbn Sînâ saraya çağrıldı. Yaptığı tedaviyle Sultan’ı iyileştirdi. Sultan, "Dile benden ne dilersen" dediğinde, İbn Sînâ ne altın istedi ne de makam. Tek bir isteği vardı: "Saray Kütüphanesinin Anahtarı."

O kütüphanede geçirdiği yıllar, dünyayı değiştirecek bilgi birikiminin temelini attı.

Tıbbın İncili: El-Kanun fi't-Tıbb

İbn Sînâ’nın en büyük mirası, hiç şüphesiz "El-Kanun fi't-Tıbb" (Tıbbın Kanunu) adlı eseridir. Bu kitap, o güne kadar yazılmış dağınık tıbbi bilgileri (Hipokrat ve Galen dahil) toparlayan, sistematik hale getiren ve üzerine İbn Sînâ’nın kendi keşiflerini eklediği 5 ciltlik bir devdir.

Kitap 12. yüzyılda Latinceye çevrildi (Canon Medicinae) ve 19. yüzyıla kadar Avrupa tıp okullarında temel ders kitabı olarak okutuldu. Peki, ne vardı bu kitapta?

  • Karantina Fikri: Hastalıkların gözle görülmeyen küçük organizmalarla (mikroplar) bulaşabileceğini öngördü ve bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek için izolasyon gerektiğini savundu.

  • Anatomi Dersleri: Gözün anatomisini o kadar detaylı anlattı ki, retina ve kornea tabakalarını, görme sinirlerinin işleyişini şemalarla çizdi.

  • Psikosomatik Hastalıklar: Aşk acısının (Kara Sevda) fiziksel bir hastalık olduğunu, nabız atışından kişinin aşık olup olmadığının (veya kime aşık olduğunun) anlaşılabileceğini iddia etti.

  • Diyabet Tanısı: Şeker hastalarının idrarının tatlı olduğunu (karıncalar üzerinden gözlemleyerek) tespit etti.

Filozofun Reçetesi: "Kitabü'ş-Şifa"

İbn Sînâ sadece bedeni değil, ruhu ve zihni de iyileştirmek istiyordu. Felsefe ve mantık üzerine yazdığı "Kitabü'ş-Şifa" (İyileşme Kitabı), cehalet hastalığına karşı bir reçeteydi.

Burada, meşhur "Uçan Adam" (Flying Man) düşünce deneyini ortaya attı.

"Düşünün ki," dedi İbn Sînâ, "Boşlukta asılı duran, gözleri görmeyen, kulakları duymayan, hiçbir şeye dokunmayan bir adam yaratıldı. Bu adam bedenini hissetmese bile, 'ben varım' diyebilir mi?"

Cevabı evetti. İbn Sînâ’ya göre ruh (bilinç), bedenden bağımsız bir tözdü. Bu fikir, yüzyıllar sonra Fransız filozof Descartes’ın "Düşünüyorum, öyleyse varım" sözüne ilham kaynağı olacaktı.

Kaçak, Mahkum ve Vezir: Bir Aksiyon Filmi

İbn Sînâ’nın hayatı kütüphanelerde geçmedi. O, siyasi çalkantıların göbeğindeydi. Samanoğulları Devleti yıkılınca, Gazneli Mahmut’un baskısından kaçarak diyar diyar dolaştı (Harizm, Cürcan, Rey, Hemedan).

Bazen vezir oldu, devlet yönetti; bazen sultanla ters düştü, zindana atıldı.

Hemedan’daki Ferdacan Kalesi’nde hapsedildiğinde, depresyona girmek yerine "El-Hidayet" adlı eserini yazdı. Hatta Şifa kitabının bazı bölümlerini, askerlerden kaçarken at sırtında kağıt parçalarına not aldığı söylenir. Gündüz devlet işleriyle, gece bilimle uğraşır; uykusuzluğunu yenmek için bazen şaraba başvurduğu, bazen de buzlu sularla yüzünü yıkadığı rivayet edilir.

O, fildişi kulesinde oturan bir alim değil, hayatın kahrını çeken, sürgün yiyen ama kalemini asla bırakmayan bir savaşçıydı.

Sonuç: Yarım Kalan Bir Ömür ve Sonsuz Bir Miras

İbn Sînâ, aşırı yoğun temposu ve yıpratıcı hayatı nedeniyle bedenen erken çöktü. Kendi hazırladığı ilaçlarla kendini tedavi etmeye çalışsa da, 1037 yılında, henüz 57 yaşındayken Hemedan’da (bugünkü İran) kulunç (kolit/bağırsak) hastalığından vefat etti.

Son anlarında mallarını fakirlere dağıttığı ve Kur'an dinleyerek ruhunu teslim ettiği söylenir.

Ondan geriye 200’den fazla eser kaldı. Bugün Paris Tıp Fakültesi’nin girişinde onun heykeli vardır. Ay’daki bir kratere onun adı verilmiştir (Avicenna Krateri).

İbn Sînâ, Doğulu bir Müslümandı ama mirası evrenseldi. O, Aristoteles’in mantığını İslam inancıyla, Hipokrat’ın tıbbını kendi deneyleriyle harmanladı. "Bilim ve din çatışır mı?" sorusuna, hayatıyla ve eserleriyle "Hayır, ikisi de hakikatin farklı yüzleridir" cevabını verdi.

Tarihçilerin dediği gibi: "Tıp yoktu, Hipokrat yarattı. Ölmüştü, Galen diriltti. Dağınıktı, Râzî topladı. Eksikti, İbn Sînâ tamamladı."


Kaynakça

Kitaplar:

  • İbn Sînâ. El-Kânûn fi't-Tıbb. (Çev. Esin Kahya). Atatürk Kültür Merkezi Yayınları. (Eserin Türkçe tam çevirisi).

  • Gutas, Dimitri. Avicenna and the Aristotelian Tradition. Brill, 2014. (İbn Sînâ felsefesi üzerine dünya çapında en yetkin akademik kaynak).

  • Afnan, Soheil M. Avicenna: His Life and Works. (Klasik biyografik eser).

  • Corbin, Henry. İslam Felsefesi Tarihi. İletişim Yayınları.

Makaleler ve Ansiklopediler:

  • TDV İslâm Ansiklopedisi: İbn Sînâ Maddesi. (Cilt 20, Sayfa 319-354). Yazarlar: Hayrani Altıntaş, İlhan Kutluer. (En kapsamlı Türkçe akademik kaynak).

  • Britannica: Avicenna - Persian Philosopher and Scientist. Erişim Linki.

  • UNESCO Courier: Avicenna: The Prince of Physicians. (1980 Özel Sayısı).

Web Kaynakları:

  • Muslim Heritage: Ibn Sina’s The Canon of Medicine. Erişim Linki.

  • TÜBİTAK Bilim Genç: İbn Sînâ Kimdir?.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: