Orta Çağ'ın "Akıllı Telefonu": Evreni Cebine Sığdıran Efsanevi Alet Usturlap'ın Sırrı

Orta Çağ'ın

26.01.2026 - 11:05:00

Cebinizdeki telefonu çıkarın. Saate bakıyorsunuz, haritadan konumunuzu buluyorsunuz, kıblenin ne tarafta olduğunu kontrol ediyorsunuz, hatta gün batımının ne zaman olacağını öğreniyorsunuz. Tüm bunları tek bir cihazla yapabilmek size modern teknolojinin bir lütfu gibi geliyor, değil mi? Yanılıyorsunuz. Bundan tam bin yıl önce, Bağdat'ta, Endülüs'te veya Semerkant'ta yaşayan bir bilim insanı, kemerinden sarkan pirinçten yapılmış, disk şeklinde zarif bir aleti çıkarıp; tıpkı sizin akıllı telefonunuzla yaptığınız gibi saati, konumu, yönü ve gök cisimlerinin hareketini saniyeler içinde hesaplayabiliyordu. O alet, Usturlap'tı. Antik Yunan’ın teorisiyle İslam medeniyetinin mühendisliğinin birleştiği, "Yıldız Tutan" bu mekanik harikanın, GPS’ten bin yıl önceki büyüleyici yolculuğuna çıkıyoruz.

Adı "Yıldız Tutan", İşlevi Evrensel

Kelimenin kökeni Yunanca astron (yıldız) ve lambanein (almak/yakalamak) kelimelerinin birleşiminden, astrolabostan gelir. Yani o, kelime anlamıyla bir **"Yıldız Yakalayan"**dır.

İlk temelleri M.Ö. 2. yüzyılda İznikli Hipparkos ve İskenderiyeli Batlamyus tarafından atılsa da, usturlap o dönemde sadece teorik bir hesaplama yöntemiydi. Onu pirinç levhalara işleyip, taşınabilir bir "bilgisayara" dönüştürenler ise 8. ve 9. yüzyılın İslam alimleri oldu. Müslüman astronomlar için bu alet lüks değil, bir zorunluluktu. Çünkü namaz vakitleri Güneş'in konumuna göre değişiyor, kıble yönü ise coğrafi konuma göre hesaplanıyordu.

Metalden Bir Kainat: Nasıl Çalışır?

Usturlabın çalışma prensibi, bugün bile mühendisleri hayran bırakan bir geometriye, "Stereografik İzdüşüm"e dayanır. Basitçe anlatmak gerekirse; 3 boyutlu gökyüzü kubbesini, 2 boyutlu düz bir diskin üzerine, açıları bozmadan aktarma sanatıdır.

Bir usturlap elinize aldığınızda aslında iç içe geçmiş bir evren tutarsınız:

  1. Ana (Mater): Diğer tüm parçaları tutan ana gövde.

  2. Safihalar (Plates): Bulunduğunuz enleme göre değiştirilen, üzerinde gökyüzü koordinatlarının çizili olduğu diskler. (Mesela Bağdat için ayrı, Şam için ayrı bir disk takılırdı).

  3. Örümcek (Rete): En üstte dönen, dantel gibi işlenmiş, üzerinde en parlak yıldızların iğne uçlarıyla işaretlendiği hareketli parça.

Kullanıcı, aleti başparmağına geçirip havada asılı tutar, yan tarafındaki nişangahla (Alidade) bir yıldızın veya Güneş'in yüksekliğini ölçerdi. Sonra "Örümcek"i döndürerek gökyüzünün o anki simülasyonunu avucunun içinde oluştururdu.

Sonuç? Saati dakikası dakikasına bilmek, dağların yüksekliğini ölçmek, şehirler arası mesafeyi hesaplamak ve hatta geleceği (astroloji yoluyla) okumak... Usturlap, binden fazla problemi çözebilen bir İsviçre çakısıydı.

Bir Kadın Mühendis: Meryem el-İcliyye

Usturlap denilince tarih sahnesinde parlayan çok özel bir isim vardır: Meryem el-İcliyye (veya Meryem el-Usturlabi). 10. yüzyılda Halep’te yaşayan bu dahi kadın, babasının atölyesinde yetişmiş ve dönemin en hassas, en karmaşık usturlaplarını tasarlamıştı.

Seyfüddevle’nin sarayında baş mühendis olarak çalışan Meryem, bilim tarihinin "erkek egemen" olduğu yanılgısını yıkan en güzel örnektir. O, metali bir kuyumcu titizliğiyle işleyerek, gökyüzünü insanların hizmetine sunmuştu.

Batı'ya Uzanan Işık ve Chaucer'ın Kılavuzu

İslam dünyasında mükemmelleşen usturlap, Endülüs (İspanya) üzerinden Avrupa’ya geçti. Avrupalılar bu aleti gördüklerinde büyülenmişlerdi. Latinceye çevrilen Arapça metinler, Avrupa astronomisinin temelini oluşturdu.

İngiliz edebiyatının babası sayılan Geoffrey Chaucer'ın (Canterbury Hikayeleri'nin yazarı), 1391 yılında 10 yaşındaki oğlu "Küçük Lewis" için "Usturlap Üzerine Risale" adında bir kullanım kılavuzu yazdığını biliyor muydunuz? Chaucer oğluna şöyle diyordu: "Küçük Lewis, senin bu aleti öğrenmek konusundaki yeteneğini ve hevesini gördüm..."

Bu, tarihteki İngilizce yazılmış ilk teknik kılavuzdur. Yani usturlap sadece alimlerin değil, meraklı çocukların da oyuncağıydı.

Neden Tarihe Karıştı?

Bin yıl boyunca kralların, gemicilerin ve alimlerin vazgeçilmezi olan bu alet, 17. ve 18. yüzyılda yavaş yavaş müzelere kaldırıldı. Neden mi?

İki büyük icat onun sonunu getirdi:

  1. Mekanik Saatler: Zamanı öğrenmek için artık Güneş'e bakmaya gerek kalmadı.

  2. Teleskop ve Oktant: Gemiciler ve astronomlar daha hassas optik aletler geliştirdi.

Ancak usturlap, modern bilimin atası olarak görevini fazlasıyla yapmıştı. Bugün kullandığımız analog saatlerin kadranı, usturlabın dairesel yapısının bir mirasıdır.

Sonuç: Pirinç Levhadaki Sonsuzluk

Bugün müzelerin vitrinlerinde sessizce duran o pirinç diskler, sadece eski birer ölçüm aleti değildir. Onlar, insanoğlunun kaosun içinde düzen arayışının, "Biz kimiz ve evrenin neresindeyiz?" sorusuna verdiği en estetik cevaptır.

Bir dahaki sefere telefonunuzun ekranına baktığınızda, bin yıl önce aynı gökyüzüne bakıp, yıldızları metal bir ağın içine hapseden o eski ustaları, Meryem’i, Harezmi’yi ve Battani’yi hatırlayın. Teknoloji değişti ama insanın gökyüzüyle olan dansı hiç bitmedi.


Kaynakça

Kitaplar:

  • King, David A. In Synchrony with the Heavens: Studies in Astronomical Timekeeping and Instrumentation in Medieval Islamic Civilization. Brill, 2004. (İslam dünyasında usturlap üzerine en kapsamlı akademik kaynak).

  • Kunitzsch, Paul. The Arabs and the Stars. Variorum Reprints, 1989. (Arap astronomisinin Batı'ya etkisi ve terminoloji).

  • Chaucer, Geoffrey. A Treatise on the Astrolabe. (Orijinal metin ve incelemeleri).

  • Sezgin, Fuat. İslam'da Bilim ve Teknik. (Cilt 2 - Astronomi Aletleri). İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Yayınları.

Makaleler ve Ansiklopediler:

  • Britannica: Astrolabe - Instrument. Erişim Linki

  • 1001 Inventions: Mariam al-Astrolabiya. Erişim Linki

  • Morrison, James E. The Astrolabe. (Kapsamlı teknik ve tarihsel analiz).

Web Kaynakları:

  • Museum of the History of Science, Oxford: The Astrolabe: East and West. (Online sergi ve makaleler).

  • TÜBİTAK Bilim Genç: Geçmişin Gökyüzü Bilgisayarı: Usturlap.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: