Bir Dünyanın Sonu, Bir Haritanın Başlangıcı: Büyük İskender'in Fetihleri

Bir Dünyanın Sonu, Bir Haritanın Başlangıcı: Büyük İskender'in Fetihleri

10.01.2026 - 15:24:00

Takvimler MÖ 334 yılını gösterdiğinde, Çanakkale Boğazı’nın (Hellespont) serin sularını geçen 20 yaşında bir genç, sadece bir orduyu değil, tarihin akışını da peşinden sürüklüyordu. Makedonyalı III. Aleksandros, nam-ı diğer Büyük İskender, Anadolu topraklarına ayak bastığında kıyıya mızrağını saplamış ve şöyle demişti: "Asya’yı mızrağımla fethedeceğim!" Bu, sadece bir toprak kazanma hırsı değil; Doğu ile Batı’nın birbirine karışacağı, bildiğimiz dünyanın sınırlarının yeniden çizileceği Helenistik Çağ’ın ilk adımıydı.

Gordion’un Düğümü ve İmkânsızı Başarmak

İskender’in hikayesi, askeri dehası kadar efsaneleriyle de büyür. Anadolu içlerine ilerlerken uğradığı Frigya’nın başkenti Gordion’da, çözülmesi imkânsız kabul edilen o meşhur düğümle karşılaşır. Efsaneye göre düğümü çözen "Asya’nın Hâkimi" olacaktır. Genç kral, karmaşık iplerle vakit kaybetmek yerine kılıcını çeker ve düğümü tek hamlede keser. Bu, İskender’in felsefesini özetler: Zorluklar karşısında alışılagelmiş yolları değil, kendi çözümünü yaratmak.

Issos ve Gaugamela: İmparatorluklar Devriliyor

İskender’in karşısındaki en büyük engel, dönemin süper gücü olan Pers İmparatorluğu’ydu. Ancak İskender, sayıca kendisinden katbekat üstün olan III. Darius’un ordularını, tarihe geçen Issos (MÖ 333) ve Gaugamela (MÖ 331) savaşlarında dize getirdi. Makedon "Phalanx" düzeni ve İskender’in bizzat başında bulunduğu süvari birlikleri, Pers savaş arabalarını ve fillerini etkisiz hale getirdi.

Ancak İskender sadece bir fatih değildi. Mısır’a girdiğinde onu bir kurtarıcı olarak karşılayan halka hürmet etti, Amon Tapınağı’nda bir firavun gibi taç giydi ve bugün Akdeniz’in en görkemli şehirlerinden biri olan İskenderiye (Alexandria)’nin temellerini attı.

Babil'den Hindistan’a: Sınırların Ötesi

Büyük İskender’in durmaya niyeti yoktu. Mezopotamya’yı geçip Pers başkentlerini (Babil, Susa ve Persepolis) ele geçirdikten sonra ordusunu bilinmeyene, Hindistan’ın gizemli topraklarına sürdü. Hydaspes Savaşı'nda Hint Kralı Porus’u yense de, 12 yıldır evlerinden uzak olan, muson yağmurları ve tropikal hastalıklarla boğuşan askerleri isyan etti. İskender, ağlayarak geri dönme kararı aldı; çünkü onun haritası henüz bitmemişti ama askerlerinin sabrı tükenmişti.


Küresel Bir Miras: Helenizm

MÖ 323 yılında, henüz 32 yaşındayken Babil’de hayata gözlerini yumduğunda, arkasında Tuna Nehri’nden Himalayalar’a uzanan devasa bir imparatorluk bıraktı. Ancak onun asıl mirası topraklar değil, kültürel harmanlanmaydı.

  • Evlilik Diplomasisi: Kendisi ve 10 bin askeri Pers kadınlarıyla evlendi; Doğu ve Batı’nın kanını birleştirmek istedi.

  • Bilim ve Sanat: Yanında sadece askerleri değil, botanikçiler, tarihçiler ve mühendisler taşıdı. Aristoteles’in öğrencisi olmanın hakkını vererek, Yunan kültürüyle Pers, Mısır ve Hint kültürlerini birbirine bağladı.

Büyük İskender öldüğünde bir dünya sona ermişti ama antik çağın küresel bir köy haline geldiği yeni bir dünya haritası başlamıştı.


Kaynakça

Yerli Kaynaklar:

Yabancı Kaynaklar:

Web Kaynakları:

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: