Doğu’nun Kartalı, Batı’nın Hocası: Bir İmparatorluktan Diğerine Taşınan Zeka, Ali Kuşçu

Doğu’nun Kartalı, Batı’nın Hocası: Bir İmparatorluktan Diğerine Taşınan Zeka, Ali Kuşçu

20.01.2026 - 00:47:00

Tarih: 1472. Yer: İstanbul Boğazı, Üsküdar kıyıları. Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u fethedeli yaklaşık 20 yıl olmuş. Ancak o gün, bir şehri değil, bir "zihni" fethetmenin peşinde. Boğazın karşı kıyısından gelen bir misafir için devlet erkanı seferber edilmiş, padişahın emriyle misafirin geçtiği her konaklama yeri için kendisine bin akçe harcırah ödenmiş. Krallar veya imparatorlar için değil, bir "Bilim İnsanı" için yapılan bu muazzam karşılama töreni, tarihte eşine az rastlanır bir olaydır. Karşılanan kişi, Semerkant’ın yıldız tozunu İstanbul’un minarelerine taşıyacak olan Ali Kuşçu’dur. Gelin, babasının omzundaki doğan kuşlarından gökyüzündeki yıldızlara terfi eden bu dâhinin, siyasi entrikalar, savaşlar ve bilimsel keşiflerle dolu nefes kesen yolculuğuna çıkalım.

"Kuşçuzade"nin Gizli Eğitimi

Asıl adı Alaeddin Ali’dir. Ancak tarih onu "Kuşçu" lakabıyla yazar. Çünkü babası Muhammed, Timur İmparatorluğu’nun "Hükümdar-Bilgin"i Uluğ Bey’in doğancıbaşısıydı. Sarayın avcı kuşlarını yetiştiriyordu.

Genç Ali, sarayda kuşların uçuşunu izlerken, Uluğ Bey’in gözünün çok daha yükseklerde, yıldızlarda olduğunu fark etti. Semerkant o dönemde, bugünün NASA’sı sayılabilecek bir bilim üssüydü.

Ancak bir sorun vardı: Ali’nin resmi eğitimi sınırlıydı. O, bu sınırlara meydan okudu. Efsaneye göre, Uluğ Bey’den ve dönemin ünlü matematikçisi Kadızâde-i Rûmî’den gizlice dersler aldı. Hatta "Daha fazlasını öğrenmeliyim" diyerek, ailesinden habersiz Semerkant’tan kaçıp Kirman’a (İran) gitti.

Kirman’da geçirdiği yıllarda fırtınalı denizi (matematiği) ve gökyüzünü (astronomiyi) hatmetti. Geri döndüğünde elinde, Ay’ın evrelerini anlatan Hallü Eşkâli'l-Kamer adlı bir risale vardı. Uluğ Bey, kaçak öğrencisinin bu eseri karşısında o kadar etkilendi ki, onu affetmekle kalmayıp rasathanesinin başına geçirdi.

Rasathanenin Çöküşü ve Sürgün

Semerkant Rasathanesi’nde, insanlık tarihinin o güne kadarki en kapsamlı yıldız kataloğu olan Zîc-i Uluğ Bey hazırlandı. Ali Kuşçu, bu devasa projenin "son rötuşlarını" yapan beyindi.

Ancak bilim, siyasetin soğuk gölgesinden kaçamadı. 1449 yılında, Uluğ Bey öz oğlu Abdüllatif tarafından bir iktidar kavgası sonucu öldürüldü. "Bilgin Hükümdar"ın ölümü, Semerkant’taki bilimin de ölüm fermanıydı. Rasathane öksüz kaldı, bilim insanları dağıldı. Ali Kuşçu için Semerkant artık bir ilim yuvası değil, hatıralarla dolu bir mezarlıktı. Ailesini alıp Tebriz’e, Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın yanına sığındı.

Diplomat Kılığında Bir Matematikçi

Kaderin cilvesine bakın ki, bir matematikçi olan Ali Kuşçu, kendini iki Türk devleti arasındaki barış görüşmelerinin ortasında buldu. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan, Osmanlı ile arasını düzeltmesi için Ali Kuşçu’yu "Elçi" olarak Fatih Sultan Mehmet’e gönderdi.

Fatih, bilime ve sanata aşık bir padişahtı. Karşısındaki elçinin sıradan bir diplomat değil, dönemin en büyük astronomu olduğunu anlayınca siyaseti bir kenara bıraktı. Rivayete göre Fatih, Ali Kuşçu’ya şöyle dedi:

"Memleketine dön, elçilik görevini tamamla. Ama sonra gel, İstanbul’da bizimle kal. Bu şehrin senin ilmine ihtiyacı var."

Bu teklif, Osmanlı bilim tarihinde bir dönüm noktasıydı. Ali Kuşçu sözünü tuttu. Elçilik görevini bitirdi ve ailesiyle birlikte İstanbul yoluna düştü.

Ayasofya’da Bir Rönesans: Müfredat Devrimi

İstanbul’a gelişi olaylı oldu demiştik. Fatih Sultan Mehmet, onu bizzat karşılaması için dönemin kadısı ve hocalarını Üsküdar’a gönderdi. Sarayda baş tacı edildi ve günde 200 akçe maaşla Ayasofya Medresesi’ne müderris (profesör) olarak atandı.

Ali Kuşçu’nun İstanbul’daki etkisi "kelebek etkisi"nden çok "balyoz etkisi"ne benzer.

O güne kadar Osmanlı medreselerinde kelam ve fıkıh (hukuk/din) ağırlıklıyken, Ali Kuşçu ile birlikte Matematik ve Astronomi merkeze oturdu.

Derslerinde sadece teori anlatmıyordu.

  • İstanbul’un Enlem ve Boylamı: Şehrin koordinatlarını o güne kadarki en hassas şekilde (41 derece 14 dakika) hesapladı.

  • Güneş Saatleri: Fatih Camii’nin avlusuna bugün bile görebileceğiniz güneş saatini yaptı.

  • Eserlerin İsimlerindeki Sır: Otlukbeli Savaşı’nın kazanıldığı günlerde yazdığı astronomi kitabına Fethiye (Fetih’ten gelir), matematik kitabına ise Fatih’e ithafen Muhammediye adını verdi.

Ali Kuşçu, "Dünya dönüyor mu?" tartışmalarının (Kopernik’ten önce) yapıldığı bir ortamda, gezegen modelleri üzerine kafa yordu. "Merkür’ün dolanımı" üzerine yaptığı düzeltmeler, yüzyıllar sonra Batılı bilim insanlarını bile şaşırtacaktı.

Torunlara Uzanan Miras

Sadece 2 yıl... Ali Kuşçu, İstanbul’da sadece 1472-1474 yılları arasında, yaklaşık iki yıl yaşayabildi. Ancak bu kısa süre, Osmanlı’nın bilimsel altyapısını kurmaya yetti. Yetiştirdiği öğrenciler (örneğin torunu Mirim Çelebi ve Sinan Paşa), 16. yüzyıl Osmanlı biliminin omurgasını oluşturdu.

Ali Kuşçu, 1474 yılında vefat ettiğinde Eyüp Sultan Türbesi civarına defnedildi. Mezar taşında ne yazar bilir misiniz? "İlimler semasının güneşi."

Sonuç: Işığı Taşıyan Adam

Ali Kuşçu, Orta Asya’nın kadim bilgisini, yıkılmakta olan bir medeniyetten (Timurlular) alıp, yükselmekte olan bir medeniyete (Osmanlı) aşılayan bir köprüydü. Eğer o, Semerkant’taki o karanlık günlerde "Her şey bitti" diyip köşesine çekilseydi, belki de İstanbul’un fethi sadece toprakların fethi olarak kalacak, zihinlerin fethi eksik olacaktı.

Bugün gökyüzüne baktığınızda, Ay’ın yüzeyindeki kraterlerden birinin adının "Ali Kuşçu" olduğunu hatırlayın. O, bir imparatorluktan diğerine sadece bavulunu değil, aklın ışığını taşıyan adamdı.


Kaynakça

Ansiklopediler ve Başvuru Eserleri:

  • TDV İslâm Ansiklopedisi: Ali Kuşçu Maddesi. (Cilt 2, Sayfa 408-410). Yazar: Cengiz Aydın. (Hayatı ve eserleri hakkında en temel akademik kaynak).

  • Adıvar, Adnan. Osmanlı Türklerinde İlim. Remzi Kitabevi. (Osmanlı bilim tarihindeki yeri ve etkisi üzerine klasikleşmiş eser - Sayfa 45-55).

Kitaplar ve Makaleler:

  • Unat, Yavuz. Ali Kuşçu ve Osmanlı'da Astronomi. (Akademik Makale).

  • İhsanoğlu, Ekmeleddin. Osmanlı Bilim Mirası. Yapı Kredi Yayınları. (Semerkant ekolünün İstanbul'a taşınması süreci).

  • Sayılı, Aydın. The Observatory in Islam. Türk Tarih Kurumu Yayınları. (Semerkant Rasathanesi ve Ali Kuşçu'nun oradaki rolü).

Web Kaynakları:

  • TÜBİTAK Bilim Genç: Ali Kuşçu Kimdir? Erişim Linki.

  • Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi: Ali Kuşçu ve Mirası Paneli Kayıtları.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: