Tarih: 10. yüzyıl. Yer: Halep, Suriye. Avrupa, "Karanlık Çağlar"ın loş koridorlarında yolunu bulmaya çalışırken, Doğu’da bilim, sanat ve felsefe güneş gibi parlıyordu. Bağdat’tan Endülüs’e uzanan İslam coğrafyasında, kütüphaneler dolup taşıyor, rasathanelerde gökyüzünün haritası çıkarılıyordu. İşte bu hummalı bilimsel faaliyetin kalbinde, Halep Emiri Seyfüddevle’nin sarayında, elleri mürekkep ve pirinç tozuyla kaplı bir kadın çalışıyordu. Çekiç seslerinin ve metal gıcırtılarının arasından yükselen bu siluet, zamanın ve mekânın sınırlarını pirinç levhalara kazıyan Meryem el-İcliyye (Meryem el-Usturlabî) idi. Bugün akıllı telefonlarımızdaki GPS ile yönümüzü bulurken, aslında bin yıl önce Meryem’in parmak uçlarında şekillenen bir teknolojinin mirasını kullanıyoruz. Gelin, gökyüzünü avuç içine sığdıran bu dahi kadının, metalden ve yıldız tozundan örülü hikayesine yakından bakalım.
Babasının Kızı: Atölyede Doğan Bir Yetenek
Meryem’in hikayesi, aslında babası el-İclî ile başlar. Babası, dönemin Bağdat’taki en ünlü usturlap yapımcısı olan Bitolus’un (Nastulus) çırağıydı. Küçük Meryem, bebeklerle oynamak yerine babasının atölyesinde pirinç levhalar, pergel ve cetvellerle büyüdü.
O dönemde "bilim" bir aile mesleği gibiydi, ancak kız çocuklarının mühendislik gibi "erkek işi" görülen alanlara girmesi pek rastlanan bir durum değildi. Meryem ise istisnaydı. Babası onun keskin zekasını ve el becerisini fark etmişti. Ona sadece metalleri işlemeyi değil, gök cisimlerinin karmaşık matematiğini, yıldızların hareketini ve trigonometriyi öğretti.
Meryem için atölye, sadece bir iş yeri değil, evrenin sırlarının çözüldüğü bir tapınaktı.
Usturlap Nedir? "Orta Çağ'ın Akıllı Telefonu"
Meryem’in hayatını adadığı bu aleti anlamadan, onun dehasını kavrayamayız. Usturlap (Astrolabe), Yunanca "Yıldız Tutan" anlamına gelir.
Bunu sadece bir pusula sanmayın. Usturlap, mekanik bir astronomi bilgisayarıydı.
-
Kıble yönünü bulmak,
-
Namaz vakitlerini hesaplamak,
-
Güneşin ve yıldızların konumunu belirlemek,
-
Hatta dağların yüksekliğini veya kuyuların derinliğini ölçmek için kullanılıyordu.
Meryem’in yaptığı usturlaplar, sadece işlevsel değil, aynı zamanda birer sanat eseriydi. Karmaşık yıldız haritalarını, üst üste binen döner metal diskler (örümcek ağı) üzerine hatasız bir şekilde işlemek, hem usta bir mühendislik hem de kuyumcu titizliği gerektiriyordu.
Halep Sarayında Bir Kadın Mühendis
Meryem’in ünü, atölyenin duvarlarını aşıp Halep Emiri Seyfüddevle’nin (Hükümdarlık: 944–967) kulağına kadar gitti. Seyfüddevle, bilime ve sanata verdiği önemle tanınan, sarayını şairler (ünlü el-Mütenebbî gibi) ve alimlerle dolduran vizyoner bir liderdi.
Meryem’in tasarımlarındaki zarafet ve hesaplamalarındaki kusursuzluk, Emir’i büyüledi. Onu sarayına davet etti ve Saray Baş Usturlapçısı olarak görevlendirdi. Düşünün; 10. yüzyılda, erkek egemen bir sarayda, en karmaşık bilimsel aletlerin üretiminden sorumlu kişi bir kadındı.
Meryem, burada sadece usturlap üretmekle kalmadı, aynı zamanda bu cihazların çalışma prensiplerini geliştirdi. Onun yaptığı aletler, gemicilerin okyanuslarda kaybolmadan yol almasını, astronomların ise gökyüzünü daha hassas izlemesini sağladı.
İbnü'n-Nedîm’in Kayıtları: Tarihin Tanıklığı
Meryem el-İcliyye hakkında bildiklerimizin çoğu, 10. yüzyılın ünlü bibliyografı ve biyografi yazarı İbnü'n-Nedîm’in dev eseri El-Fihrist’e dayanır.
İbnü'n-Nedîm, döneminin usturlap yapımcılarını sayarken, Meryem’den övgüyle bahseder:
"Usturlap yapımında Bitolus'un (Nastulus) öğrencisi olan el-İclî'nin kızı da vardı. O, Seyfüddevle'nin yanındaydı ve aletleri çok zarif, işçiliği mükemmeldi."
Bu kısa ama öz cümle, Meryem’in adını tarihin tozlu sayfalarından kurtarıp günümüze taşıyan altın bir bilettir. O, İslam bilim tarihinde adı açıkça zikredilen ender kadın mucitlerden biridir.
Mirası: Gökyüzünde Bir İsim

Meryem el-İcliyye, hayatını gökyüzüne bakarak ve onu anlamaya çalışarak geçirdi. Kaderin güzel bir cilvesi olarak, bugün o da gökyüzünün bir parçası.
1990 yılında Henry E. Holt tarafından Palomar Gözlemevi'nde keşfedilen bir ana kuşak asteroidine, bu büyük bilim insanının anısına "7060 Al-'Ijliya" adı verildi. Artık Meryem, pirinç levhalara kazıdığı o yıldızların arasında, ismini taşıyan bir gök cismiyle sonsuza dek dönmeye devam ediyor.
Sonuç: İlham Veren Bir Öncü
Meryem el-İcliyye’nin hikayesi, bilim tarihinin sadece erkeklerin tekelinde olmadığını, kadınların da en karmaşık teknolojik süreçlerde başrolde olduğunu kanıtlayan en güçlü örneklerden biridir. O, teknolojinin "erkek işi" sayıldığı önyargısını bin yıl önce, çekiciyle metali döverek kırmıştır.
Bugün bir mühendislik fakültesinde okuyan genç bir kız veya teleskopla gökyüzünü inceleyen bir kadın astronom gördüğünüzde, onların arkasında Meryem’in Halep’teki atölyesinden süzülen ışığın olduğunu hatırlayın. O, göklerin mimarıydı ve inşa ettiği köprü, geçmişten geleceğe uzanmaya devam ediyor.
Kaynakça
Kitaplar ve Klasik Eserler:
-
İbnü'n-Nedîm. El-Fihrist. (Meryem el-İcliyye'den bahseden birincil tarihi kaynak. 10. yüzyıl).
-
Al-Hassan, Ahmad Y. Science and Technology in Islam. UNESCO. (İslam bilim tarihi ve kadınların rolü üzerine).
-
Salim, T.S. Al-Hassani. 1001 Inventions: The Enduring Legacy of Muslim Civilization. National Geographic Books, 2012. (Sayfa 78-80: Meryem el-İcliyye'nin hikayesi ve illüstrasyonları).
Makaleler ve Web Kaynakları:
-
Muslim Heritage: Mariam Al-Asturlabi: A Female Scientist. Erişim Linki
-
NASA / JPL Small-Body Database: 7060 Al-'Ijliya (1990 SF11). (Adına verilen asteroidin verileri). Erişim Linki
-
Bilim ve Teknik Dergisi (TÜBİTAK): Tarihte İz Bırakan Bilim Kadınları. (Arşiv taraması).
-
TRT Haber: Müslüman bilim kadını: Meryem el-İcliyye. Erişim Linki