Kılıçla mı, Kalple mi? Bozkırın Bozkurtları Hilal ile Nasıl Buluştu?

Kılıçla mı, Kalple mi? Bozkırın Bozkurtları Hilal ile Nasıl Buluştu?

16.01.2026 - 15:25:00

Tarihin en büyük kırılma noktalarından birini hayal edin. Bir yanda Çin Seddi’nden Tuna boylarına kadar at koşturan, Gök Tanrı’ya (Tengri) inanan, özgürlüğüne düşkün savaşçı bir millet: Türkler. Diğer yanda ise Arap Yarımadası’nın kızgın kumlarından doğan ve inanılmaz bir hızla yayılan yeni bir inanç: İslamiyet. Tarih kitaplarında genellikle "751 Talas Savaşı ile Türkler kitleler halinde Müslüman oldu" diye tek bir cümleye sığdırılan bu süreç, aslında üç asra yayılan; içinde kanlı savaşların, diplomatik manevraların, tüccarların ve dervişlerin olduğu, Hollywood senaryolarını aratmayan karmaşık bir destandır. Peki, Türkler kılıç zoruyla mı Müslüman oldu, yoksa kendi rızalarıyla mı? Gelin, "Bozkırdan Hidayete" uzanan bu sisli yolda, resmi tarihin satır aralarına bir yolculuk yapalım.

İlk Karşılaşma: Soğuk Rüzgarlar ve Çelik Sesleri

Hikayemiz 7. yüzyılın ortalarında, Hz. Ömer döneminde İran’ın (Sasanilerin) fethedilmesiyle başlar. Arap orduları Ceyhun Nehri’ne dayandığında, karşılarında Orta Asya’nın çelik bilekli muhafızlarını, Türkleri buldular.

İlk temas ne yazık ki dostça değildi. Emeviler Dönemi (661-750), Türk hafızasında derin yaralar açan bir dönemdir. Emevi komutanı Kuteybe bin Müslim’in Maveraünnehir (Nehirler arası bölge) seferleri, oldukça kanlı geçti. Talkan ve Curcan gibi şehirlerde yaşanan acı olaylar ve Emevilerin Arap olmayan Müslümanlara "Mevali" (Azatlı köle/İkinci sınıf vatandaş) gözüyle bakması, Türklerin İslam’a ısınmasını geciktirdi.

O dönemde bir Göktürk savaşçısı için İslamiyet; "Arap milliyetçiliği" ile eş değerdi. Bağımsızlığına düşkün Türkler, bu dayatmaya kılıçla karşılık verdi. Ancak rüzgârın yönü, Bağdat’ta yaşanan bir ihtilalle değişecekti.

Kaderin Düğümü: Talas Vadisi (751)

750 yılında Emeviler yıkılıp yerine Abbasiler geçtiğinde, İslam dünyasının politikası "Arapçılık"tan "Ümmetçiliğe" (Eşitliğe) evrildi. Bu sırada Doğu’da büyük bir tehlike belirmişti: Çin İmparatorluğu, Batı Türkistan’ı işgal etmek için devasa bir orduyla geliyordu.

Tarihin cilvesine bakın ki, Türkler (Karluk boyları), ezeli düşmanları Çin’e karşı, eski düşmanları Abbasilerle ittifak yapmak zorunda kaldı. Temmuz 751’de Talas Irmağı kıyısında kopan kıyamet, sadece savaşın değil, dünya kültür tarihinin seyrini değiştirdi.

Türk süvarilerinin yan kanatlardan, Arap piyadelerinin merkezden saldırdığı Çin ordusu imha edildi. Bu zaferle:

  1. Orta Asya’nın Çinleşmesi engellendi.

  2. Türkler ve Araplar arasındaki buzlar eridi.

  3. Ve belki de en önemlisi: Semerkant’ta esir alınan Çinli ustalardan kağıt yapımı öğrenildi ve İslam medeniyetinin altın çağı başladı.

Gök Tanrı'dan Allah'a: Şaşırtıcı Benzerlikler

Savaşlar bitti, ticaret başladı. Ancak bir milletin din değiştirmesi sadece politikayla açıklanamaz. Türklerin İslam’ı benimsemesinde, eski inançları Gök Tanrı (Tengrizm) ile İslam arasındaki şaşırtıcı paralellikler "katalizör" etkisi yaptı:

  • Tek Tanrı İnancı: Türkler de tıpkı Müslümanlar gibi, yaratıcının tek olduğuna ve mekandan münezzeh (Gök'te/Yüce) olduğuna inanıyordu. Putperestlik Türklerde yoktu.

  • Ahiret İnancı: Türklerdeki "Uçmağ" (Cennet) ve "Tamag" (Cehennem) kavramları, İslam’daki ahiret inancıyla örtüşüyordu.

  • Cihat ve Alp Ruhu: Türklerin "Cihan hakimiyeti" (Kızılelma) ülküsü ile İslam’ın "İlay-ı Kelimetullah" (Allah’ın adını yayma) amacı, "Gaza" ruhunda birleşti. Türk "Alp"i, İslam "Gazi"si oldu.

  • Kurban ve Temizlik: Kurban kesme geleneği ve suya verilen önem, her iki kültürde de ortaktı.

Kılıçsız Fatihler: Dervişlerin Gücü

Talas Savaşı bir kapı açtı, ancak içeri girenler askerler değil, "Gönül Erleri" oldu. Türklerin kitlesel İslamlaşması, Samanilerin ve özellikle de Türk dervişlerin (Sufilerin) çabasıyla gerçekleşti.

Burada sahneye dev bir isim çıkar: Hoca Ahmet Yesevi.

Piri Türkistan Ahmet Yesevi, İslam’ı Arapça değil, arı bir Türkçe ile anlattı. Eski Türk şamanlarının (Kamların) ritüellerine alışkın olan halk, Yesevi’nin dervişlerini kendilerine yakın buldu. Bu dervişler, ticaret kervanlarıyla en ücra obalara giderek, İslam’ın hoşgörüsünü ve ahlakını anlattılar. Yani Türkler, fıkıh kitaplarından önce, dervişlerin menkıbeleriyle Müslüman oldular.

Bir Efsane: Satuk Buğra Han ve Toplu Geçiş

Bireysel geçişler, 10. yüzyılda devletleşmeye dönüştü. Karahanlı Hükümdarı Satuk Buğra Han’ın hikayesi, bu sürecin sembolüdür.

Efsaneye göre Satuk Buğra, rüyasında gökten inen bir kişinin kendisine Türkçe olarak "Müslüman ol, dünya ve ahirette esenliğe kavuş" dediğini görür. Müslüman olduktan sonra Abdülkerim adını alan Satuk Buğra Han, amcasına karşı verdiği mücadeleyi kazanır ve 960 yılında 200 bin çadırlık Türk nüfusu topluca İslam’a geçer. Bu, tarihteki ilk Müslüman Türk devletinin (Karahanlılar) doğuşudur.

Sonuç: İslam’ın Kılıcı ve Kalkanı Olmak

Türklerin İslamlaşması, sadece bir din değişimi değil, bir medeniyet hamlesidir. Türkler, İslam dünyasının siyasi ve askeri liderliğini (Selçuklular ve Osmanlılar ile) devralarak, Haçlı seferlerine karşı İslam’ın kalkanı, Viyana kapılarına kadar da kılıcı olmuşlardır.

Başlangıçtaki o kanlı Emevi politikaları, yerini Abbasilerin hoşgörüsüne, o da Türklerin pratik zekası ve savaşçı ruhuyla harmanlanan bir "Türk Müslümanlığına" bırakmıştır. Bugün Semerkant’ın mavi çinilerinde, Ahmet Yesevi’nin hikmetlerinde ve Süleymaniye’nin kubbelerinde gördüğümüz şey, işte bu bin yıllık, karmaşık ama muazzam sentezin ta kendisidir.


Kaynakça

Kitaplar:

  • Köprülü, M. Fuad. Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar. Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, (Genel kaynak).

  • Turan, Osman. Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi. Ötüken Neşriyat, Sayfa 120-145.

  • Kitapçı, Zekeriya. Türklerin İslamlaşma Süreci ve Emeviler. Yedi Kubbe Yayınları.

  • Barthold, W. Turkestan Down to the Mongol Invasion. (Orta Asya Tarihi üzerine temel eser).

Makaleler ve Ansiklopediler:

Web Kaynakları:

  • Türk Tarih Kurumu: Türklerin İslamiyet’i Kabulü. Erişim Linki.

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: