Tarih: 1915. Yer: Çanakkale Boğazı’nın hırçın suları. Yüzeyde, Queen Elizabeth ve Agamemnon gibi devasa zırhlılar, yüzen birer kale gibi toplarını ateşlerken, kıyamet boğazın girişinde kopuyordu. Ancak asıl korku filmi, denizin yüzeyinde değil, karanlık ve buz gibi derinliklerinde vizyondaydı. Çanakkale Savaşları denilince aklımıza hep süngü hücumları, Nusret Mayın Gemisi veya Seyit Onbaşı gelir. Oysa bir de görünmeyen, "Hayaletler Savaşı" vardı. İtilaf Devletleri, 18 Mart’ta yüzeyden geçemedikleri o "geçilmez" boğazı, dipten geçmeyi denediler. Bu, modern savaş tarihinde o güne kadar görülmemiş bir kedi-fare oyunuydu. İngiliz, Fransız ve Avustralya denizaltılarının, Osmanlı’nın kalbine, İstanbul’a kadar sızmaya çalıştığı; mayın tarlaları, balıkçı ağları ve akıntılarla dolu bu ölümcül yolculuğun nefes kesen hikayesine dalış yapıyoruz.
İmkansız Görev: "Boğazın Akıntısına Karşı"
Bir denizaltı kaptanı olduğunuzu hayal edin. Yıl 1915. GPS yok, sonar çok ilkel, hava temizleme sistemi sınırlı. Önünüzde Çanakkale Boğazı var.
Zorluk sadece Türk tabyaları değil. Boğazın kendisi bir düşman. Yüzeyde Marmara’dan Ege’ye doğru akan güçlü bir akıntı var, dipte ise tam tersi yönde tuzlu su akıntısı. Üstelik Osmanlılar, boğazı mayınlarla döşemiş ve belirli noktalara (Nara Burnu gibi) çelikten denizaltı ağları germiş.
İngiliz Amiralliği bu görevi "intihar" olarak görüyordu. Ancak kara savaşları kilitlenince, tek çare Osmanlı’nın lojistik hattını kesmekti. Yani Marmara Denizi’ne girip, cepheye erzak ve asker taşıyan Türk gemilerini avlamak.
İlk Başarı: Avustralya’nın "AE2" Efsanesi
Boğazı dipten geçmeyi başaran ilk denizaltı, İngiliz değil, bir Avustralya denizaltısı olan AE2 idi. Kaptanı Henry Stoker, tam bir çılgındı. 25 Nisan sabahı, Anzaklar karaya çıkarken o da boğazın derinliklerine süzüldü.
Mayın tarlalarının altından geçti, tellere takıldı, gövdesi defalarca dibe sürttü. Türk bataryaları periskopunu her gördüğünde ateş açtı. Stoker, denizaltısını dibe oturtup motorları susturdu ve tam 16 saat boyunca mürettebatıyla birlikte sessizlik içinde bekledi. Oksijen tükenmek üzereyken yüzeye çıktığında, artık Marmara Denizi’ndeydi. AE2’nin telsizinden gönderdiği "Boğazı geçtim!" mesajı, morali bozuk olan Müttefik karargahında bayram havası estirdi. Ancak AE2’nin ömrü kısa oldu; birkaç gün sonra Türk torpidobotları tarafından batırıldı.
İstanbul’un Kabusu: E11 ve "Deli" Nasmith
Marmara’nın altındaki savaşın en korkulan ismi ise İngiliz E11 denizaltısı ve onun soğukkanlı kaptanı Martin Nasmith idi.
Nasmith, sadece Marmara’da gemi avlamakla yetinmedi. Bir gün periskopunu kaldırıp baktığında, karşısında İstanbul’u, Ayasofya’nın kubbelerini gördü. Tarihte ilk kez bir düşman denizaltısı İstanbul limanına giriyordu.
25 Mayıs 1915 günü, Galata Rıhtımı’nda büyük bir panik yaşandı. E11, rıhtımda asker sevkiyatı yapan Stamboul vapurunu torpidoladı. Patlama sesi Sarayburnu’ndan duyuldu. İstanbul halkı şoktaydı; "İngilizler Haliç’e girdi!" söylentisi şehri karıştırdı. Nasmith, bu cüretiyle İngiltere’de Victoria Haçı (Victoria Cross) ile ödüllendirilecekti. Hatta çektiği periskop fotoğrafı, savaş propagandasının en ünlü karelerinden biri oldu.
Fransızların Trajedisi: "Saphir" ve "Joule"
İngilizler (özellikle E sınıfı denizaltılarla) teknolojik olarak daha üstündü ve nispeten başarılı oldular. Ancak Fransızlar için Çanakkale, tam bir mezarlığa dönüştü.
Fransız denizaltıları Saphir, Joule ve Mariotte; boğazın mayınlarına ve akıntılarına yenik düştü. Özellikle Joule, mayına çarpıp saniyeler içinde tüm mürettebatıyla birlikte sulara gömüldü. Fransız denizcilerin cesareti, teknolojilerinin yetersizliği karşısında çaresiz kalmıştı.
Bir Köylü Kahraman: Müstecip Onbaşı ve "Turquoise"
Bu teknolojik devlere karşı Osmanlı’nın cevabı sadece mayınlar değildi. Bazen bir tüfek veya küçük bir top mermisi bile kaderi değiştirebiliyordu. İşte Müstecip Onbaşı’nın hikayesi burada devreye girer.
30 Ekim 1915’te, Fransız denizaltısı Turquoise, boğazı geçmeye çalışırken periskopunu su yüzeyine çıkardı. Kıyıdaki topçu bataryasında görevli Müstecip Onbaşı, periskopu fark etti. O sırada elindeki topu ateşledi. Mermi, bir mucize eseri denizaltının periskopunu ve kulesini vurdu.
Kör kalan ve hasar alan denizaltı, mecburen yüzeye çıktı ve teslim oldu. "Turquoise" denizaltısı ele geçirildi, Haliç’e çekildi ve üzerine "Müstecip Onbaşı" yazılarak Osmanlı donanmasına katıldı. Bu, teknolojiye karşı inancın ve nişancılığın zaferiydi.
Lojistik Boğulma: Görünmeyen Etki
İtilaf Devletleri’nin denizaltıları savaşı kazanamadı ama Osmanlı ordusuna büyük zarar verdi. Marmara Denizi’ndeki bu "demir köpekbalıkları", 1915 yılı boyunca Osmanlı’nın asker ve erzak taşıyan gemilerine, mavnalarına ve şirket-i hayriye vapurlarına saldırdı.
-
Bilanço: İngiliz denizaltıları, irili ufaklı yaklaşık 200 Osmanlı deniz aracını batırdı veya hasar verdi.
-
Sonuç: Osmanlı Ordusu, deniz yolunu kullanamaz hale geldi. Lojistik, zorlu ve yavaş olan kara yoluna (kağnılarla ve yetersiz tren hattıyla) kaydı. Cephedeki Mehmetçik bazen aç kaldı, bazen cephanesiz. Denizaltıların yarattığı bu "lojistik boğulma", savaşın uzamasında ve kayıpların artmasında kritik rol oynadı.
Sonuç: Derinlerdeki Saygı

Çanakkale Denizaltı Savaşları, 13 Aralık 1915’te İngiliz B11 denizaltısının boğazı son kez terk etmesiyle fiilen bitti.
Bu savaş, hem saldıranların cesaretini hem de savunanların zekasını (ağlar, sahil bataryaları ve gemi manevraları) kanıtladı. Marmara’nın serin suları, bugün hala o çelik tabutların, Joule’un, E7’nin ve diğerlerinin enkazına ev sahipliği yapıyor. Onlar, savaşın sadece siperlerde değil, nefes almanın bile lüks olduğu karanlık derinliklerde de ne kadar acımasız olduğunun paslanmış kanıtlarıdır.
Kaynakça
Kitaplar:
-
Langensiepen, Bernd & Güleryüz, Ahmet. The Ottoman Steam Navy 1828–1923. Naval Institute Press, 1995. (Osmanlı Donanması ve denizaltı savunması üzerine temel eser).
-
Akermann, Paul. Encyclopedia of British Submarines 1901-1955. (İngiliz denizaltılarının teknik özellikleri ve Çanakkale harekatları - Syf. 150-165).
-
Usul, N. Çanakkale Savaşı'nda Denizaltı Harekatı. Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Makaleler ve Belgeler:
-
Çanakkale Savaşları Enstitüsü: "Çanakkale Muharebeleri’nde Marmara Denizi’nde İtilaf Devletleri Denizaltı Harekatı". Erişim Linki
-
Australian War Memorial: The loss of AE2. (AE2 denizaltısının seyir defteri ve batış raporları).
-
Naval History and Heritage Command: H.M. Submarine E11 in the Sea of Marmara. (Kaptan Nasmith'in raporları).
Web Kaynakları:
-
Gallipoli Association: The Submarine War. Erişim Linki
-
Deniz Müzesi Komutanlığı Arşivi: Müstecip Onbaşı ve Turquoise Denizaltısı Olayı.