Tarih sayfaları genellikle kılıcıyla dünyayı dize getiren, arkasında fethedilmiş şehirler bırakan hükümdarlarla doludur. Ancak 15. yüzyılın Orta Asya’sında, tahtında otururken ordularını değil, gezegenleri yönetmeyi hayal eden; saray entrikalarından kaçıp matematiğin kesinliğine sığınan sıra dışı bir sultan yaşadı. Dedesi Timur (Timurlenk), geçtiği yerlerde taş üstünde taş bırakmazken; o, taşları üst üste koyarak gökyüzüne merdiven dayamaya çalıştı. Bu kişi, "Hükümdar-Bilim İnsanı" paradoksunun tarihteki en parlak ve en trajik örneği: Uluğ Bey’di. Semerkant’ı sadece bir imparatorluk başkenti değil, "Doğu’nun Oxford"u haline getiren bu astronom sultanın, yıldızlarla dolu yükselişine ve bir hançer darbesiyle biten hüzünlü hikayesine yakından bakalım.
Savaş Meydanında Doğan Bir Alim
Asıl adı Muhammed Taragay'dır. "Uluğ Bey" (Büyük Prens) ise ona halkın ve sarayın taktığı lakaptır. 1394 yılında, dedesi Timur’un bir askeri seferi sırasında, bugünkü İran sınırları içindeki Sultaniye şehrinde doğdu. Bebekliği at sırtında, savaş çadırlarında geçti.
Ancak kaderin cilvesi, onu kılıç ustası değil, bir entelektüel yaptı. Çocukluğunda dedesiyle birlikte gittiği Meraga şehri, hayatının dönüm noktası oldu. Orada, ünlü astronom Nasîrüddin-i Tûsî’nin kurduğu rasathanenin kalıntılarını gördü. Yıkık dökük duvarlar arasındaki o bilimsel atmosfer, küçük prensin kalbine asla sönmeyecek bir ateş düşürdü: "Ben daha iyisini, daha büyüğünü yapacağım."
Semerkant: "İlim Talebi Her Müslümana Farzdır"
Timur öldükten ve babası Şahruh tahta geçtikten sonra, Uluğ Bey Semerkant valisi oldu. Henüz 16 yaşındaydı. Genç sultan, şehri yönetmekle yetinmedi; onu dönemin bilim üssü haline getirmeye ant içti.
Semerkant Meydanı’na inşa ettirdiği o muazzam medresenin kapısına şu hadisi kazıttı:
"İlim talep etmek, her Müslüman erkek ve kadına farzdır."
Bu sadece bir slogan değildi. Uluğ Bey, dönemin en parlak beyinlerini (Kadızâde-i Rûmî, Gıyâseddin Cemşîd el-Kâşî ve Ali Kuşçu gibi) "burslu öğrenci" ve "profesör" olarak Semerkant’a topladı. Sarayda siyaset konuşulmaz, matematik problemleri tartışılırdı. Hatta Uluğ Bey’in bizzat medresede ders verdiği, öğrencilerle "hoca-talebe" ilişkisi kurduğu bilinir.
Yerin Altındaki Dev: Semerkant Rasathanesi

Ancak teorik dersler Uluğ Bey’e yetmedi. Gökyüzünü "tahmin etmek" değil, "ölçmek" istiyordu. 1420’lerde, Semerkant’ın kuzeyindeki bir tepeye, o güne kadar görülmemiş bir teknoloji inşa ettirdi: Semerkant Rasathanesi.
Burası sıradan bir gözlem kulesi değildi. İçinde, yarıçapı 40 metreyi bulan devasa bir Sekstant (Fahri Sekstantı) vardı. Bu aletin bir kısmı, hassasiyeti artırmak için yerin altına gömülmüştü. Bu sayede Güneş’in, Ay’ın ve gezegenlerin hareketleri o kadar hassas ölçülüyordu ki, modern teleskopların icadına kadar (yaklaşık 200 yıl boyunca) bu verilerin üzerine çıkılamadı.
Uluğ Bey, burada yaptığı gözlemlerle bir yılı 365 gün, 6 saat, 10 dakika ve 8 saniye olarak hesapladı. Modern ölçümlerden farkı ne kadar mıydı? Sadece 58 saniye! Teleskopsuz bir çağda, çıplak göz ve matematiksel deha ile yapılan bu hesaplama, insanlık tarihinin en büyük bilimsel başarılarından biridir.
Zîc-i Uluğ Bey: Yıldızların Haritası
Rasathanedeki 30 yıllık çalışmanın meyvesi, Zîc-i Sultânî (Uluğ Bey Zici) adlı eser oldu. Bu katalogda tam 1018 yıldızın konumu ve parlaklığı tek tek kaydedilmişti.
O güne kadar astronomlar, Batlamyus’un (Ptolemy) asırlar önce hazırladığı, hatalarla dolu haritaları kullanıyordu. Uluğ Bey, "Eskiler söyledi diye doğru kabul etmeyin, ölçün!" diyerek Batlamyus’un hatalarını düzeltti. Bu eser, daha sonra İstanbul’a ve oradan Avrupa’ya kaçırılacak; Oxford Üniversitesi’nde ders kitabı olarak okutulacak ve Batı astronomisine yön verecekti.
Tahtın Laneti ve Trajik Son
Ne yazık ki, gökyüzündeki düzen yeryüzünde yoktu. Uluğ Bey, babası Şahruh’un ölümünden sonra tüm imparatorluğun başına geçti (1447). Ancak o, iyi bir bilim insanı olduğu kadar iyi bir politikacı veya asker değildi.
Savaşları kaybetti, otoritesi sarsıldı. Ulema takımı, onun "yıldızlarla fal baktığını" ve dini ihmal ettiğini yayarak halkı kışkırttı. En büyük darbe ise en yakınından geldi: Öz oğlu Abdüllatif.
İktidar hırsıyla gözü dönen Abdüllatif, babasına isyan etti. Baba ve oğulun orduları karşı karşıya geldi ve Uluğ Bey yenildi. Teslim oldu, tek isteği "Hacca gidip ilimle uğraşmaktı." Oğlu buna izin verir gibi göründü.
Ancak tarih: 27 Ekim 1449.
Semerkant’tan Hac yolculuğuna çıkan Uluğ Bey, yolda konakladığı sırada, oğlunun emriyle gönderilen bir suikastçı tarafından çadırında başı vurularak öldürüldü. "Göklerin Sultanı", kendi kanından olanın ihanetiyle toprağa düştü.
Oğlu Abdüllatif, babasının ölümünden sonra sadece 6 ay tahtta kalabildi ve o da bir suikasta kurban gitti. Tarih onu "Baba Katili" (Pederküş) olarak lanetledi.
Sonuç: Ay’da Yaşayan İsim
Uluğ Bey öldürüldükten sonra yobazlar rasathaneyi yerle bir etti. "Şeytan işi" dedikleri o muazzam aletleri yıktılar. Ancak sadık öğrencisi Ali Kuşçu, en büyük hazineyi, yani Zîc-i Sultânî kitabını cübbesinin altına saklayarak Semerkant’tan kaçırmayı başardı.
Eğer o kitap kurtarılmasaydı, Uluğ Bey’in 30 yıllık emeği tarihin karanlığında kaybolacaktı. O kitap İstanbul’a ulaştı, oradan Avrupa’ya yayıldı.
Bugün Ay’a baktığınızda, "Ulugh Beigh" adında bir krater vardır. Kendi oğlu onu tahtından indirip canına kıysa da, dünya astronomi camiası ona hak ettiği tahtı Ay’ın yüzeyinde vermiştir. O, tacını ve başını kaybetti ama yıldızların arasındaki yerini ebediyen kazandı.
Kaynakça
Kitaplar:
-
Bartold, V. V. Uluğ Bey ve Zamanı. (Çev. İsmail Aka). Türk Tarih Kurumu Yayınları. (Uluğ Bey üzerine yazılmış en temel ve klasik biyografik eser). Sayfa 50-120.
-
Sayılı, Aydın. The Observatory in Islam. Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1960. (Semerkant Rasathanesi'nin teknik özellikleri ve astronomi tarihi açısından önemi).
-
İhsanoğlu, Ekmeleddin. Osmanlı Bilim Mirası. (Ali Kuşçu'nun mirası taşıması bağlamında).
Makaleler ve Ansiklopediler:
-
TDV İslâm Ansiklopedisi: Uluğ Bey Maddesi. (Cilt 42, Sayfa 127-129). Yazar: İsmail Aka.
-
UNESCO: Legacy of Ulugh Beg. (UNESCO'nun Semerkant'ın bilimsel mirası üzerine yayınları).
-
MacTutor History of Mathematics Archive: Ulugh Beg. University of St Andrews. Erişim Linki
Web Kaynakları:
-
Britannica: Ulugh Beg - Timurid Ruler and Astronomer. Erişim Linki
-
TÜBİTAK Bilim Genç: Gökbilimci Hükümdar: Uluğ Bey.