Hoş geldiniz değerli okurlarım ve tarih meraklıları. Bugün, tozlu arşivlerin arasından, bir imparatorluğun can havliyle modernleşmeye çalıştığı o fırtınalı yıllara, 1914’e uzanıyoruz. Bugün, bir askeri dehanın (ya da bir maceraperestin, takdir sizin) sadece cepheleri değil, alfabeyi de fethetme çabasını konu alıyoruz. Karşınızda: Enver Paşa’nın Unutulan Yazı Devrimi.
Tarih kitapları Enver Paşa’yı genellikle Trablusgarp’ın direnişçisi, Sarıkamış’ın mağrur komutanı veya İttihat ve Terakki’nin “Harbiye Nazırı” olarak anlatır. Ancak pek az kişi onun, Türkçenin yazımını kökten değiştirmek isteyen bir "dil reformcusu" olduğunu bilir. Birinci Dünya Savaşı’nın barut kokulu atmosferinde, toplar ateşlenirken Enver Paşa başka bir şeyin peşindeydi: Hurûf-ı Munfasıla, yani “Ayrık Harfler”.
Okuyamayan Askerden Yazamayan Subaya
Osmanlı Türkçesi, estetiğiyle göz kamaştırsa da öğrenilmesi ve telgraf hatlarında hatasız iletilmesi oldukça meşakkatli bir dildi. Harflerin başta, ortada ve sonda değişen formları, ünlü harflerin (vav, ye, elif) her zaman sesi tam karşılamaması, okumayı bir tür "tahmin oyununa" çeviriyordu.
Enver Paşa, Alman askeri disiplinine hayrandı. Modern bir ordunun hızlı iletişim kurması gerektiğine inanıyordu. Bir emir verdiğinde, erinden subayına herkesin bunu tek seferde ve doğru anlamasını istiyordu. İşte bu pragmatik (ve biraz da aceleci) düşünce, Enveriye Yazısı’nı doğurdu.
Formül Basitti: Ayır ve Ünlü Ekle!
Sistemin mantığı aslında bugün kullandığımız Latin alfabesine göz kırpıyordu:
-
Ayrık Yazım: Arap harfleri birbirine bitişmeyecek, her harf tek tek yazılacaktı (Tıpkı bugün bilgisayar klavyesinde yazdığımız gibi).
-
Ünlü Harfler: Sesli harfler için özel işaretler veya mevcut harflerin modifiye edilmiş halleri kullanılacaktı. Böylece "gel" mi, "gül" mü yoksa "kel" mi olduğu tartışması son bulacaktı.
Paşa o kadar kararlıydı ki, 1914’te orduda bu yazının kullanılmasını zorunlu kıldı. Resmi yazışmalar, talimatnameler ve hatta bazı kartpostallar bu yeni sistemle basılmaya başlandı.
"Paşam, Savaşın Ortasında Elifba mı Değişir?"
Dönemin aydınları ikiye bölündü. Bir yanda dilde sadeleşmeyi savunanlar, diğer yanda ise geleneğin bozulmasından korkanlar. Ancak en sert eleştiri yakın dostu Mustafa Kemal Paşa’dan geldi. Mustafa Kemal, bir savaşın ortasında ordunun alfabesini değiştirmenin iletişimi felç edeceğini savunarak şu tarihi uyarıyı yapmıştı:
" Güzel bir niyet, fakat zamansız bir teşebbüs... Harp zamanı, harf zamanı değildir. "
Haklıydı da. Cepheden gelen telgraflar yeni sistemle yazılmaya çalışılınca hız kazanmak yerine yavaşladı. Subaylar bildikleri el yazısını bırakıp adeta "resim çizer gibi" harfleri tek tek yazmaya çalışırken vakit kaybediyorlardı. Halk ise bu "çivili yazıya" benzeyen sisteme bir türlü ısınamadı.
Kısa Bir Rüyanın Sonu
Enver Paşa’nın bu girişimi, 1918’de savaşın kaybedilmesi ve Paşa’nın ülkeden ayrılmasıyla adeta tozlu raflara kaldırıldı. Ancak bu deneme, aslında 1928’deki Harf Devrimi’ne giden yolda önemli bir tecrübe oldu. Türkçenin Arap harfleriyle ifade edilmesindeki zorluklar ilk kez bu kadar somut bir devlet politikasıyla test edilmişti.
Enveriye yazısı, tarihimizde "iyi niyetli ama pratik olmayan" bir reform çabası olarak kaldı. Bugün sahaf raflarında tesadüfen bulacağınız bir "Enveriye" kartpostalı, bize bir imparatorluğun sadece topraklarını değil, zihnini de kurtarmaya çalıştığı o sancılı yılları fısıldar.
Kaynakça
Yerli Kaynaklar:
-
TDV İslâm Ansiklopedisi: Hurûf-ı Munfasıla (Enver Paşa Yazısı) – (Cilt 18, S. 392-393).
-
Bilal Eryılmaz: Osmanlı Devletinde Modernleşme ve Dil Politikaları, (Sayfa 112-115), Academia.edu Kaydı.
-
Şükrü Hanioğlu: Enver Paşa, (Sayfa 245-250), Bağlam Yayınları.
Yabancı Kaynaklar:
-
Erik Jan Zürcher: Turkey: A Modern History – (Part II: The Young Turk Era, Language Reform Section).
-
M. Şükrü Hanioğlu (Princeton University): Preparation for a Nation: The Young Turks and Semiotic Reform, Project MUSE.
Web Kaynakları:
-
Tarih Vakfı: Osmanlı’da Yazı ve Kimlik Tartışmaları.
-
Atatürk Ansiklopedisi: Harf İnkılâbı Öncesi Girişimler.
Bu yazıyı beğendiyseniz ve tarihin farklı yönlerini keşfetmeye devam etmek isterseniz,abone olmayı unutmayın!